Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
orkestra

HİÇBİR ŞEY DİYEMEDİM

İbrahim Arı

09 Nisan 2018, 23:21

İbrahim Arı

HİÇBİR ŞEY DİYEMEDİM


Yıllardır tanıdığım, defalarca Türkiye’de tatil yapmış olan Polonyalı banka memuru arkadaşımla Avusturya, Polonya ve Türkiye’deki güncel siyasal gelişmelerle ilgili sohbet ederken konumuz AB ile arası gergin olan Polonya milliyetçi muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) hükümetinin icraatlarına geldi.

Hükümet ile AB ilişkilerinin ne boyutta olduğunu, gazeteden okuduğum olumsuz haberlerin doğruluk derecesini sordum kendisine.
Arkadaşım Polonya’daki siyasi gelişmelerden çok kaygı duyduğunu söyledi ve ekledi:

“Biliyor musun, isminde hukuk ve adalet geçen bu partinin 2015 yılında seçimleri kazanması ve iktidara gelmesine ben de sıcak bakıyordum ancak şu an hem pişman hem de çok şaşkınım... Bunlar daha iktidara gelir gelmez ilk iş olarak Anayasa Mahkemesi’nin hükümet ve parlamento üzerindeki denetleme yetkisini kısıtlayan bir yasa tasarısı hazırladılar. Bu yasa tasarısı sayısal çoğunlukları sebebi ile mecliste kabul edildi.
Olacakları o zaman göremedim demek ki…

Hem bize ülkedeki yargı sisteminin, komünizm döneminden kaldığını ve bir takım “radikal değişiklere” ihtiyaç olduğunu, bu şekilde karar mekanizmaları daha çabuk, daha verimli çalışacak ülke hantallıktan kurtulacak dediler.
İnandık, inandım…

Hukukçular "iktidar partisi mahkemeler ve hakimler üzerinde baskı kurmaya müsait" gerekçesiyle değişiklik yasalarını eleştirdiler.
Adli reformların hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkelerini zedeleyeceğine işaret ettiler.
Tipik muhalif çıkışlar diye yorumladık, yorumladım…

Sonra aynı yöntemle bir medya düzenlemesini hazırladılar. Medyanın kontrolünü ellerine aldılar.
Öyle ki yeni medya yasasına göre kamu radyo ve televizyonlarının genel müdürleri artık hükümet tarafından atanıyor.
Gazete ve televizyonlar tek tip hale geldi. Muhalif olanlar ya terörize ediliyor ya da haklarında davalar açılıp susturuluyor.
Hatta sosyal medyayı bile kontrol altına almaya başladılar. Muhbirlik yaygınlaştırıldı.
İktidar aleyhine yazılar hemen ihbar ediliyor ve aleyhte paylaşım yapanlar hemen cezalandırılıyor.
Bir korku furyası ki, almış başını gidiyor.
İnanamadık, inanamadım…

Yargı sustu, medya sustu...
Sanki hepsi teslim oldu...

Geleneksel katolik değerler öne çıkarıldı.
Eğitim din ağırlıklı hale getirildi.
Kiliseye gitmek teşvik ediliyor, hatta ödüllendiriliyor.
Kiliseye gidenlerin toplum içindeki konumları övülüyor.
Örneğin kürtaj, tüp bebek, eşcinsel hakları gibi konularda toplum tekrar dizayn ediliyor.

Ben bir katoliğim ama katolikliğe aykırı bir şey söylemem, eleştirmem ya da reddetmem çok riskli duruma geldi.
İktidar kendisini katoliklik üzerinden tarif etmeye ve konumlandırmaya başladı.
Katolik vakıflar ve dengi sivil toplum kuruluşlarına finansal destek sağlanıyor, güçlendiriliyor.

Katolik nüfusun artması için çok çocuk yapmak teşvik edilirken çok çocuklu aileler örnek gösteriliyor.
Hatta bununla da yetinmediler bir video hazırlayıp çiftlere "tavşanlar gibi sevişin" mesajı verildi.

En son Polonya’daki aşırı alkol kullanımını önlemek amacı ile açık yerlerde alkol kullanımına yasaklar getirildi.
Alkol satış saatleri yeniden düzenlendi.

Daha buna benzer çok şey var.
Polonya nereye doğru gidiyor anlamakta güçlük çekiyorum…“ dedi ve kaygılı bir şekilde yüzüme baktı…
Ona hiçbir şey diyemedim...

YAŞAMDAN İZLER
borawien@hotmail.com

Bu haber 93 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
köşe yazar
HİÇBİR ŞEY DİYEMEDİM09 Nisan 2018

ANKET

BUGÜN SEÇİM OLSA KİME OY VERİRDİNİZ







Tüm Anketler

HEBRLER MYNET

Mynet Mersin Haberleri

mutsondakika.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi