Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
orkestra

KORKULARIMIZ

Mehmet ünlü

03 Kasım 2018, 08:59

Mehmet ünlü

Korkular sarmış dört bir yanımızı, kurtulmaksa zor. Çocukluğumuzda başlamış korkularla birlikteliğimiz. Nakış nakış işlenmiş benliğimize, sökülmez bir illet olmuş. Kimse bunu bilerek yapmadı biliyorum. İlk korkumuzla tanışmamız; anamızın "öcü geliyor çabuk ye" sözleriyle başlamıştı. Gerçi o öcü hiç gelmedi. Ama korkusu yüreğimizin bir yerlerine yerleşti çıkmıyor.

 

Yenileri de gelerek çoğaldılar, yıkılmaz bir imparatorluk kurdular içimizde.

Korkular beynimizde, yüreğimizde, evimizde, iş yerimizde, sokakta, şehirde, köşe başında, her yerde.

 

"Eti senin kemiği benim" diye teslim edildiğimiz öğretmenlerimizle başladı kara önlüğün altındaki kara korkularımız. Eskiden öğretmeni sokakta görsek yolumuzu değiştirirdik, korkudan rengimiz atardı. Eğitimin vazgeçilmezlerinden nar sopasıyla küçücük yüreklerimize en kalıcı korkularımızı kazıdılar. Çıkmıyor.

 

Asıl bizi bizden uzaklaştıran, kişiliğimizin oluşmasında benliğimize, irademize kelepçe vuran korkularımız lise çağlarında başladı; Vatan, bayrak, millet dediğimizde adımız faşist olmuştu. Bağımsız Türkiye, özgürlük dediğimizde de komünist olmuştuk. Öğretmenlerimiz tarafından notla tehdit edilmiştik. Yüreklerimize fikirlerden çok korkular çöreklenmişti. Kasıtlı olarak sınıfta bırakılmıştık. Nefret tohumları ekildi yüreklerimize. Yıllarımız bir hiç uğruna heba olup gitmişti. Bu korkular içimize o kadar sinmiş ki yıllar sonra kendi çocuklarımıza; "aman fikrinizi olur olmaz yerde belli etmeyin" safsatalarıyla kendi korkularımızı onlara aşıladık farkında olmadan.

 

Üniversite yıllarında "benlik" kavgasında son raundu oynamıştık. Sıkılmış ellerimizle göğü yumruklamıştık. Avazımızın çıktığı kadar bağırdık beton kaldırımlarda. Aslında o bağırış içimizde oluşan korkularımıza başkaldırışın ta kendisiydi. Yinede yenemedik içimizdeki korkuları, alt edemedik, ezemedik, yok edemedik. Korkuya yenik düştük, kuramadık dostluklar ülkesini. Özgürlüklere el salladık sadece.

 

Başarılı olamama korkusu, eş korkusu, kaynana, patron, müdür korkusu, hastalık, kaybetme, sevilmeme, yoksulluk, çocuklarımızın eğitimi, tespih taneleri gibi dizildi peş peşe. İktidar gücü korkuttu bizi yıllarca. İktidarın kaprisli insanlarından korktuk Yüreğimizde korkular çoğaldı, ruh ve beden sağlığımızı etkileyerek sinir sistemlerimiz bozuldu, mide ağrılarımız arttı, taşikardimiz oluştu, kalp ve damar sistemimiz bozuldu.

 

Korkularımız mantıklı düşünmeyi, çevremize güven duymayı, uyumu, sevmeyi, enerjimizi bitirse de kendimizce dahi hane buluşlarla, çeşitli savunma mekanizmaları geliştirerek korkularımızı azaltmaya unutmaya çalıştık. Yeni yollar aradık; güzel yaşamayı, hayata tutunmayı, toplum içerisinde yer edinmeyi, şerefli, onurlu, saygıdeğer insan olmayı, itibarlı vatandaş olmayı yine korkularımız bize öğretti.

 

Önce çok para kazanma yollarını öğrendik. Çoğumuz başardı da. Hatta fazlasını bile yaptık. Helali haramı pek gözetmedik. Kazancımızın fitresini, zekatını, vergisini vermek, yoksula düşküne yardımcı olmak yerine, kendimizce geçerli bahaneler uydurarak görmezden geldik bazı değerleri. Yüreğimizin rotasını ilahi rahmet yolundan, madde alemine, beşeri sistemlere yelken açarak korkularımızdan kurtulmanın yollarını aradık. Kılavuzumuzun adını "kuvvet" koyduk. Ona tapındık.

 

"Mühür kimdeyse güçlü odur" felsefesiyle hep güçlünün yanında yer almayı marifet saydık, "giden ağam gelen paşam" politikalarına sıkı sıkı sarıldık İktidarın göz kamaştıran aydınlığında kendimize emin yollar bulduk. Başka kılavuz aramaya gerek duymadık. Arada korkmadığımızı göstermek için de ihtişamlı yaşantılara özendik. Haykırdıkça küçüldük, yaşadıkça acizleştik, kazandıkça günahkar olduk. Bozulan ruh ve beden sağlığımıza hükmedemedik. Çünkü orası korkularımızla işgal edilmişti. Onları söküp atamadık. Onlar içimizde, beynimizde kanımızda yüreğimizde çoktan yer etmişlerdi bile.


Siz istediğiniz kadar barış ve dayanışmadan bahsedin, istediğiniz kadar dostluktan ve kardeşlikten bahsedin gerçek dünyamızda kavgalar, çatışmalar, düşmanlıklar, ihanetler hep sürüp gidecek. Ne zaman "güç" e ve "kuvvet" e tapınmaktan vazgeçersek, korkularımızı yenebilirsek belki o zaman yüce ulvi değerlere sahip insan gibi yaşayabiliriz.


Mehmet Ünlü

 

Bu haber 35 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
köşe yazar
DAYIM GÜMELİ MEHMET09 Kasım 2018

ANKET

BELEDİYE SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ








Tüm Anketler

HEBRLER MYNET

Mynet Mersin Haberleri

mutsondakika.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi