Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

DEPREM ÜZERİNE BİR ÇİFT SÖZ

MUHAMMET KAYHAN

07 Şubat 2020, 23:33

MUHAMMET KAYHAN

2011 yılı Ekim  ve Kasım aylarında Van merkezli yaşadığımız depremlerin acılarını unutamadan yine aynı acıyla sarsıldık. Deprem gerçeğiyle yeniden yüz yüze geldik.

 

Coğrafyamızın deprem bölgesi olduğunu biz unutsak bile maalesef yaşanan felaketler  bunu bize sürekli hatırlatıyor.

 

Bu sefer Elazığ merkezli bir sarsıntıyla acıya boğulduk. Şu ana kadar 40 canımız gitti. Bu karda kışta, soğukta özellikle Elazığ ve Malatya’da can kayıplarımız ve yıkılan yüzlerce yuvamız var. Yüzlerce yaralımız hastanelerimizde kontrol altında.

 

Milletimiz ve devletimiz depremzedelerimizin yanında, felaket bölgesinde yaraları sarıyor. Sevinçli günümüzde nasıl omuz omuza isek, şimdi de acılı günde sırt sırta vererek acıyı paylaşıyoruz.

 

Herkesin hem fikir olduğu bazı gerçekleri not düşmek adına tekrarlayalım.

Benim değinmek istediğim 2 önemli husus var.

 

Birincisi deprem bölgesinde olduğumuz gerçeğini hiç unutmayarak depreme dayanıklı konutlar inşa etme zorunluluğumuzu bir an önce hayata geçirmeliyiz.

 

Depremden korunmanın yolu öncesinde alacağımız tedbirlerdir. Enkaz altında kalan  canlarımıza, enkazın altında hayata tutunma dersleri  verme  çabaları çaresizliğin göstergesidir.

 

Öncelikle  sağlam konutlar, deprem bilincinin farkında lığında olan devlet anlayışı.

Hepimiz gördük; yanyana inşa edilmiş binaların bir tanesi yıkılırken, diğeri sapasağlam ayakta. Anlamamız gereken budur ve almamız gereken derste bu fotoğrafta mevcuttur.

Esas değinmek istediğim husus ise şudur:

 

Sosyal medyada dolaşan bir paylaşım var ki; ben çok rahatsız oldum.  Siz de

Görmüşsünüzdür. Paylaşımda şöyle diyor:

 

“Kürt Diyarbakır Belediyesi Elazığ’ın yanında.

 

Arap Şanlıurfalılar Elazığ’ın yanında

 

Rize’li Lazlar , Tunceli’li Aleviler, Erzurum’lu Dadaşlar…. ”

 

Liste bu şekilde uzayıp gidiyor.

 

Bölücülüğün daniskası budur bence.

 

Milletimizi iline, etnik kökenine, coğrafyasına göre ayırmak, ayrıştırmak ancak bu kadar sinsice yapılabilirdi. Sanki düşman ve hasım olan 2 ayrı millet, zor günde birbirine yardım etmişte, çok insancıl bir durummuş gibi anlatılıyor.

 

Bunu yazanlar unutmasınlar ki Türkiye Cumhuriyeti Devletine Vatandaşlık bağıyla bağlı olan her fert bu milletin öz evladıdır. Bu millet birbiriyle kardeştir ve kardeşlik hukukunun gereklerini yaparken de sizin yaptığınız ayrım ve bölücülüğe geçit vermez.

 

Yapılan hizmeti, yardımlaşmayı ve millet olmanın gerekliliğini yerine getiren has ve halisane, temiz duyguları kirleten bu tür anlayışlara karşı dikkati ve uyanık olmamız gerekir.

Gün siyaset, politika ve kavga günü değildir. Gün bir ve beraberce yaraları sarma ve yıkılan yuvaları yeniden ayağa kaldırma günüdür.

 

Bu haber 155 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRİSİNİZ








Tüm Anketler

Taban ve Tavan11 Mayıs 2020


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi