Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
orkestra

MERSİN'İN " SESSİZ " YATIRIMLARI...

05 Kasım 2017, 10:00

Mersin’de Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu tarafından 608 milyon tl maliyetinde 21 tesisin temeli atıldı.

İki Bakan, daha sonra Valilik’te bir basın toplantısı yaparak açıklamada bulundular.
Yazılı olarak küçük bir broşürle tanıtımın yapılabileceği düşünülürken, bununla ilgili tam 100 sayfalık bir kitap dağıtıldı.

Kitapta Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın son 15 yılda Mersin’e 24 milyar tl. lik yatırım yaptığı yazılıyor. Tüm yapılanlar da ayrıntılı olarak anlatılmış.

Bunlar yalnızca Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından son 15 yılda yapılan ve çoğumuzun bilmediği, duymadığı, görmediği yatırımlar…

Peki bugüne kadar yapılan tüm yatırımlar nelerdir; bunları ne kadar biliyoruz ?

Kenti sahiplenme, kente karşı sorumluluk duyma, politika yapma ve çok daha önemlisi, Mersinde yaşayan hemşerilerin hakça bir karar verme konusunda yükümlü olanlar ne yapmışlardır?

 

* * *
Geçtiğimiz yerel yönetimin, onun siyasi anlayışının ve Mersin’in muhalif yapısının yapılacak yatırımları nasıl engellediğini, geciktirdiğini ya da doğrudan politik hesaplarla karşı çıktığını seyrettik durduk. Buna İhtisas Hastanesi, Anadolu Liseleri, Akdeniz Oyunları Tesisleri gibi sayısız örnek verebiliriz.

Geçtiğimiz yerel yönetim ve siyasi anlayışı ve etkili olduğu kentin çoğunluğu Mersin’e yapılanların önce duyurulmasını engelledi.

Yapılanlar küçümsendi, eleştirildi, kötülendi…

Bunun son örneğini Avrupa’nın en modern hastanesi olan Mersin Şehir Hastanesi’nde gördük. Tüm halkımızın kullandığı ve memnun olduğu bu hastane ulaşım, büyüklük, uzaklık gibi anlamsız nedenlerle kötüleniyor.

Oysa böylesi büyük hizmetler öncelikle şükranla karşılanır; sonra var ise bazı aksamalar, daha iyi hizmet için uyarılar yapılır.

 

Geçmiş 15 yıllık Büyükşehir Belediyesi Yönetimi boyunca, neredeyse tamamı yerel yönetimin türlü açılardan etkisiyle, STK, oda, platform, konsey, şûra gibi oluşumlar Mersin’e yapılacak her şeye özünde politik hesaplarla hep karşı çıktılar.

 

Geciktirilmesine, engellenmesine rağmen Mersin’e bu 15 yılda birçok hizmet yapıldı. Maalesef bunlar Mersin halkına anlatılamadı, duyurulamadı.

Kör bir muhalefet anlayışı, hem kente hizmeti olumsuz etkiledi, hem de ülke ve kent yönetimi açısından çağ dışı bir inatlaşmaya döndü

 

Peki; muhalefetin bu olumsuzluğa dayalı, kötücül çizgisi karşısında iktidar partisi yönetimi ne yaptı dersiniz ?

Onlar da kentin yatırımlarının tanıtılmasında, anlatılmasında neredeyse hiç ortalarda gözükmediler; hizmetleri kendi partililerine dahi duyuramadılar.

İl yönetimleri iktidarın cazibesi(!)ile farklı uğraşlar içerisine girdiler; ya kendi kişisel iktidarlarının hazzını besleyecek güç gösterisi içinde zaman harcadılar, ya da çağdaş bir politika üretme konusunda bütünüyle yetersiz kaldılar. Sonuçta da, ülke çapında partilerinin başarısının meyvelerini tüketmekle yetindiler ve klasik birer taşra siyasetçisi oldular.

 

Hemen hatırlayalım: Akdeniz Oyunları ile Mersin’e belki de 100 yılın en büyük ve modern spor tesisleri yapıldı. Bu dahi henüz Mersinlilere yeterince tanıtılmış, anlatılmış değil; kendi işleyişi içinde hizmet veren bu yatırımlar üzerinden gerekli siyasal sonuç alınmış değil.

* * *
Tüm bunların sonucunda da, muhalefetin işlemeye çalıştığı bir yanlış algı için zemin hazırlanmış oluyor: Sürekli olarak Hükümet Mersin’i gözden çıkardı, Mersin’e yatırım yapmıyor… şeklinde bir siyasi algı yaratıldı.

Bunda da başarılı olunduğu söylenebilir. Kaldı ki, bu algı çalışması bizzat iktidar partisi çevrelerini de etkilemiş gözüküyor, ya da en azından Mersindeki iktidar partisi yöneticileri hem kendileri buna inanmış, hem de merkezlerini buna ikna etmiş durumdalar. Şöyle: Mersin’de kemikleşmiş bir politik yapı vardır; eh işte , bu ne yapsak değişmez…
Bu kente yapılan hizmetler, kentin demografik ve etnik yapısı, değerleri, tarihi ve kozmopolit özelliği tam da iktidar partisinin ülke çapındaki başarısına uygun bir zemin iken, buna paralel ve Mersin’in koşullarına göre bir farklı politik bir dil, farklı bir politik yapılanma ve söylem geliştirilebilirdi.

Ama, iktidar gücünün keyfini çıkarmak varken, bir oy daha almak için onca çırpınmaya, yeni politik söylemler geliştirmeye kim buna kafa yoracaktır!

 

Şimdi, çok farklı bir açıdan da konuyu konuşmakta fayda var:

Bundan önceki iki dönem görev yapan Mersin Bakanlarının durumunu da hatırlamamız gerekir.

Maalesef her iki bakan da görevlerini sonuna kadar sürdüremediler.

Verilen sözler yeterince yerine getirilemedi; Mersin’in bir süre bu yatırımları takip edecek bir bakanı olmadı. Dönemin Milletvekilleri de yetersiz kaldılar.

 

Tüm bunlar Mersin’de başlayan yatırımların tamamlanamayacağı, söz verilenlerin yerine getirilemeyeceği izlenimini yarattı; muhalefetin ürettiği yanlış algı politikası kendine zemin buldu.

Bunun hâlâ sürdüğü ve değiştirmenin de ciddi bir çaba gerektirdiği görülüyor.
Yeni bir değerlendirme, yeni ve Mersin için geliştirilmiş farklı, özgün bir politik söylem için çağdaş bir yapılanma gözlenmiyor.

 

Gelelim bu günkü duruma:

Yeni dönemde Sn .Lütfi Elvan Mersin milletvekilidir, Mersin’li bir bakandır.

Sn. Lütfi Elvan değişen her iki kabinede de bakanlığını sürdürdü ve Hükümet içerisinde ekonomi açısından önemli bir görevde olduğu görüldü.

Sn. Lütfi Elvan’ı yapabilecekleri konusunda samimi beyanları ile tanıdık; kendileri bir konuda söz verdiğinde mutlaka bizzat izliyor ve sonuç almak üzere gerekli iradeyi sonuna kadar kullanıyordu. Mersin olarak da bunun somut yararlarını görmeye başladık; hizmetler birer birer sonuçlandı ve Mersin için, bir Bakanla inanca ve güvene dayalı bir ilişki kurduk.
Her kesimden Mersinli için Sn. Lütfi Elvan bir politikacı olmaktan çok ötede bir devlet adamıdır; Mersin için çalışan vizyoner bir hizmet insanıdır; kent buna ikna olmuştur ve bir başına bu bile Mersin için, iktidar partisi için çok kıymetlidir; ders niteliğinde bir örnektir.
Politik hesapların çok ötesine geçen ve doğrudan Mersin’e hizmete dayalı bir çağdaş siyaset anlayışı farklı bir vizyondur; bu vizyonun kent de farkındadır, hükümet de.

Şu anda kendilerinin Mersin’in konularının tümüne hakim olduğunu ve sıklıkla Mersin’de bulunduğunu, İl Müdürleri ile toplantılar yaptığını ve kentteki resmi görevlilerin bu ivmeyle daha iyi çalıştıklarını görüyoruz.

 

Öte yandan, yenilenen kent dinamikleri ile bazı dengelerin değiştiği fark ediliyor:

 

*Artık kentin yatırımlarını engellemeye çalışmayan, yatırımları destekleyen ve kendine düşen görevi yerine getiren bir Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı var.

Yerel iradeyle merkezi hükümetin işbirliği içerisinde ürettiği hizmet kalitesine bu kent uzun yıllar hasret kalmıştır.

 

*Yeni Valimiz kısa zamanda çalışkanlığı ve gayretiyle dikkat çekmiş, kentin sorunlarına hakim olmuştur.

*Yeni Rektörümüz her yönden kentin gelişmesine katkı veriyor, Mersin ilk kez üniversite kent birlikteliğini ve işbirliği içinde ürettiği çalışmaları görüyor.

*İş dünyasında MESİAD ve MÜSİAD Başkanları uyum içerisindedir; kentin projelerine destek veriyorlar.

 

Bugüne kadar kentin projelerini engelleyenlerin, kentin önünü tıkayanların, kendi rantları adına bu kenti geliştirmeyenlerin artık eski güçlerinin olmadığını da görüyoruz. Mersin’de hayatın da, hizmetin de, tarihin de bir başka yere doğru evrildiğinin onlar da farkındalar.

* * *

Bunca olumlu koşullara ve yapılan dev hizmetlere rağmen sorun son derece basittir ve dramatiktir:

Mersin’e yapılan hizmetlerin duyurulamıyor; üzerinde gerekli politik çalışma yapılamıyor.
Şunu da açıkça tespit etmekte sakınca yoktur: Uzun yıllar eski dönemin etkisinde kalan, kent haberciliğinde siyasi değerlerin ve kentteki kimi odakların basıncıyla yetersiz ve etkisiz kalan kent yerel basını bu sorunu gideremeyecektir.

Bu yatırımların en azından bir broşür ile ve özellikle sosyal medya gibi diğer farklı yöntemlerle tanıtımının yapılması sağlanmalıdır. Gerekiyorsa kent içinde bu amaçla sık sık toplantılar yapılarak, doğrudan siyasi bir dil kullanmadan hizmet odaklı bir iletişim sağlanabilir.

Halkla ilişkiler için çağdaş, vizyoner bir yapılanmaya gidilir ve somut sorunlar için somut öneriler ve çözümler aranır. İktidar partisinin ülke çapında yerleştirdiği vizyoner, çağdaş iletişim ve tanıtım teknikleriyle Mersin’de yeni, farklı, özgün bir siyasi iklim yaratılır. Ama bunun için öncelikle şu paslanmış taşra politikacısı anlayışı aşılmalı ve merkez yönetiminin enerjik ve vizyoner kavrayışı bu kentte de üretilmelidir.

 

Siyaseti hizmetin önüne geçiren çağ dışı anlayışı yenelim;

Mersin için kim çalışıyorsa, kim emeğini ve gücünü bu kent için kullanıyorsa, politik konumu ne olursa olsun onu alkışlayalım, destekleyelim.
Şimdi bizlere düşen bugüne kadar yerleşmiş, muhalif, karşı çıkma alışkanlığından vaz geçip, Mersin’e yapılacak yatırımları desteklemektir.

Bu yenilenme hem iktidar için, hem de muhalefet için Mersin’e ve Mersinlilere layık bir hayat konusunda politikayı da yenileyecektir.

Artık bu bıkkınlık veren soyut değerler didişmesinin yerine, elbette çağdaş değerler ve bu halkın hassasiyetlerini gözeten bir dile dayalı, ama temelde hizmet odaklı bir siyaset yapma tarzı yerleşmelidir.

Mersin bunu hak eden bir kenttir ve Mersin sosyal yapısıyla, tarihiyle ve kozmopolit demokratik kültürüyle böyle bir çağdaş siyaset için de model bir çevredir.

 

HARUN ARSLAN

 

Bu haber 1556 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
köşe yazar
50 YILLIK ÖZLEM BİTTİ AMA YİNE FAYDASI YOK10 Aralık 2018

ANKET

BELEDİYE SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ








Tüm Anketler

HEBRLER MYNET

Mynet Mersin Haberleri

mutsondakika.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi