![]() | ||||||||||
| ||||||||||
|
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
NEVRUZ
21 Mart 2026, 15:45 NEVRUZ Bayramlar her millette görülen ve toplumun bütün fertleri tarafından benimsenen ve gününde bütün imkanlarıyla halkın katıldığı ortak adetlerdendir. Nevruz'da ,her yıl 21 Mart'ta kutlanan,doğanın yeniden uyanışını simgeleyen bayramlarımızdan biridir..Kelime olarak Farsça kökenlidir. ve "yeni gün" anlamına gelir.Gündüz ve gecenin eşit olduğu bu tarihte,baharın başladığı kabul edilir. Türk dünyasında Nevruz'un ayrı bir yeri vardır.Özellikle Ergenekon Destanı ile ilişkilendirilir.Bu destana göre Türkler,demir dağları eriterek özgürlüğe Nevruz günü kavuşmuştur.Bu yüzden Nevruz,yeniden doğuş ve özgürlük anlamı da taşır. Nevruz sadece Türkiye'de değil;Orta Asya'dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada kutlanır.Özellikle Türk Devletleri Teşkilat üyesi ülkelerde çok yaygındır. Kısaca Nevruz,hem doğanın hem de insanın iç dünyasının tazelendiği,umut dolu bir "yeniden başlabgıç" günüdür.Bu günde,ateşten atlama,yumurtaların boyanması,dilek tutma,demir döğülmesi,şenlikler yapılır. Türklerde yılbaşı ilkbaharda ,gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart günüdür.Bugün,Türk topluluklarında çeşitli adlarla kutlanır.Nevruz/Noruz/Navrız/Ergenekon,Bozkurt,Çağan,Yeni-gün,Ulusun ulu günü gibi adlarla kutlanan bu bayram ile ilgili olarak Türk topluluklarında çeşitli gelenekler meydana gelmiştir.Orta Asya'dan,Balkan Türk'lerine kadar bu gelenekleri ve törenleri tespit etmek mümkündür. Nevruz,gerek Anadolu ve gerekse Anadolu dışı Türk topluluklarında oldukça yaygın bir gelenektir.Zamanla milli özelliğinin yanında dini özellikler de kazanmıştır.Mahalli kutlamalarda küçük farklılıklar görülürse de bu o mahallin coğrafi özelliğinden kaynaklanmaktadır.İzmir Urla'da nevruz "Mart dokuzu şenlikleri" adıyla kutlanırken Tire'de bugün "Sultan nevruz bayramı" olarak bilinir.Uşak'ta Nevruz kutlamaları oldukça yaygındır.Bugün için "yıl yenilendi" tabiri kullanılır.Mersin-Silifke bölgesinde "Yürük" köyleri ve obaları arasında nevruz bayramı çeşitli adetleriyle kutlanmaktadır.(Bilgi,Nevzat Üçyıldız )...Şebinkarahisar'da ise nevruz günü (22 Mart) sabahı namazdan önce bir akarsuda yıkanıldığı takdirde ,o gün inlerinden çıkarak suya giren ayıların kuvvet ve sağlıklarının sulara geçeceğinden kuvvet ve sağlık kazanılacağına dair bir inanç görülmektedir.Sivas'ın Divriği ilçesinin köylerinde Mart/dokuzu nevruzla ilgili olarak bölge halkının "Yel övü/Yel önü,Aşağı yel,Gaba yele karşı gitme" adı verilen bir geleneği devam ettirdikleri görülmektedir.Iğdır ve çevresinde "Uşak bayramı günü"olarak bilinir.Batı Trakya Türkleri'nde Nevruz geleneği "mevris" adıyla bilinmektedir. Bektaşilerce Nevruz,Hz.Ali'nin doğum günü olarak kabul edilir.Gene aynı gün Hz.Ali ile Fatma'nın evlendiği gün telakki edilir.Şia inancına göre ise Nevruz Hz.Alinin peygamber tarafından halife olarak ilan edildiği gündür. Nevruz geleneği Araplar'da yoktur.Çünkü eski Araplar ile Museviler'de yılbaşı sonbahara rastlamaktadir. Türkler nevruz'u "Nevruz-ı Sultan","Sultan nevruz" veya Orta Asya Türk topluluklarında görüldüğü üzere "Sultan Navrız" olarak kutlamaktadırlar.Türkler'de görülen rivayetlerin en önemlisi bugünün bir kurtuluş günü kabul edilmesidir.Bu bakımdan bugün "Ergenekon" veya Bozkurt" bayramı olarak kabul edilmektedir. Diğer bir husuta Nevruz'la ilgili gelenekler dikkate alındığında bugünün doğrudan doğruya Türk'lerdeki tabiat kültürü ile ilgili olduğu görülür.Bu özelliği dikkate alan A.Gölpınarlı, Nevruz için bir tabiat kavramıdır hükmünü vermektedir. Türk Destanlarında Nevruz, Türkler'de görülen en önemli rivayet bugünün Ergenekon günü oluşudur.Bununla ilgil olarak Ebulgazi Bahadır Han'da (Şecere-i Türk eserinde) görülen Ergenekon destanı şöyledir: "Göktürklerin düşmana yenildikten sonra sarp dağlarla çevrili Ergenekon ovasına sığınmalarını, 400 yıl boyunca çoğalıp bir demir dağı eriterek buradan çıkışlarını ve hakanları Börteçine önderliğinde eski yurtlarına dönerek hakimiyetlerini yeniden kurmalarını anlatır. Sığınma ve Çoğalma: İl Han'ın oğlu Kıyan ve yeğeni Negüz, eşleriyle birlikte etrafı dağlarla çevrili, geçilmesi zor bir vadiye sığınırlar. Ergenekon'da Yaşam: Burada 400 yıl boyunca çoğalırlar, sürüler edinirler ve demircilikle uğraşırlar. Çıkış ve Demir Dağ: Zamanla vadiye sığamaz hale gelirler. Atalarının geldiği yolu bulurlar ancak dağlardan biri demir madeninden oluşmaktadır. Demiri Eritme: Dağın etrafına odun ve kömür yığıp, 70 yere körük kurarak demir dağı eritirler ve Ergenekon'dan çıkarlar. Yeniden Doğuş: Börteçine'nin önderliğinde, kendilerine yol gösteren bir bozkurdun rehberliğinde düşmanlarını yenerek Türk devletini yeniden kurarlar. Bahadır Han bu anlatıyı, Türk boylarının kökenini ve yeniden doğuşunu anlatan tarihî bir gerçeklik olarak kaydetmiştir. " Türkler'in Ergenekon'dan çıkış günü olan bu bayram bugün Türk dünyasında Sultan Nevruz adıyla devam etmektedir. Nevruz kelimesinin Farsca olması ve aynı günün İranlılar tarafından da bayram olarak kutlanması ister istemez Türk yılbaşısı üzerinde şüpheler yaratmıştır. Özellikle hiç bir kültür unsurunu Türkeler'e yakıştırmayan ve her türk kültür unsurunun altında başka başka milletler arama hastalığındanki Türklük düşmanı çevreler için mesele çok basittir.Derhal o kültür unsuruna bir sahip bulabilirler.Bugüne kadar tarih,sosyoloji ve folklor yönünden konuyla ilgili derli toplu bir yayın yapılmamış olmasına rağmen gerçek budur. Nevruz Türk'ün bayramıdır.Kutlu olsun... "Börteçine kurdun adı, Ergenekon yurdun adı, Dörtyüzsene durdun hadi, Çık ey, yüzbin mızrağımız!" (Z.Gökalp) Mehmet Ünlü 21 Mart 2026
Bu haber 8 defa okunmuştur.
|
|
||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||