![]() | ||||||||||
| ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
BATI TOPLUMU ve YÜKSELEN DEĞER:TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ
03 Mayıs 2026, 13:12 BATI TOPLUMU ve YÜKSELEN DEĞER: TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ Yaklaşık üç asırdır bozgun, geri çekiliş ve içe kapanma süreçleri yaşayan Türk milleti; kimi zaman savaş meydanlarında, kimi zaman kültürel ve sosyal alanlarda varlık mücadelesi verdi. Ancak bugün, tarihin akışı içinde yeni bir eşiğe gelindiği hissi giderek güçleniyor. Bir “fetret devri”nin sonuna yaklaşılırken, yeniden yükseliş iradesi kendini daha belirgin şekilde göstermektedir. Cihan devleti mirasından Anadolu’ya çekilen bu milletin içinde biriken enerji, artık sınırlarını aşmak istemektedir. Bu yalnızca fiziki bir genişleme arzusu değil; aynı zamanda kültürel, fikrî ve medeniyet perspektifinin yeniden inşasıdır. Türk milliyetçiliği, sadece bir siyasi söylem değil; tarihsel hafıza, kültürel süreklilik ve inançla yoğrulmuş bir bilinçtir. Bu bilinç, İslam’ın kazandırdığı ahlaki derinlikle birleştiğinde daha olgun ve kapsayıcı bir çerçeveye ulaşmaktadır. Günümüzde milliyetçilik, yalnızca bir fikir olarak değil, aynı zamanda bir yönetim sorumluluğu olarak da görülmektedir.. Fikri iktidardan fiili iktidara geçiş süreci, bu anlayışın en kritik aşamasıdır. Başarı ise ancak adalet, liyakat, üretim ve toplumsal uzlaşı ile mümkün olabilir. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin ve sermayenin sınır tanımadığı bir dönemdir. Küreselleşme bir yandan fırsatlar sunarken, diğer yandan kimlik krizlerini de beraberinde getirmektedir. Bu noktada milletler, kendi varlıklarını koruma derdine düşmüşlerdir. İnsanın yükselişi de toplumların yükselişi de aynı hakikate dayanır: İman ve salih amel. İnançla desteklenmeyen bir kalkınma eksik, ahlaki temelden yoksun bir güç ise tehlikelidir. Bu nedenle bir milletin gerçek yükselişi, sadece ekonomik ya da teknolojik değil; aynı zamanda ahlaki ve kültürel bir yükseliş olmalıdır. Vatan ve millet, bireyin kendini gerçekleştirdiği en temel zemindir. Bu bağ koparıldığında, insanın aidiyeti zayıflar. Güçlü bir toplum ise ancak güçlü bireylerden oluşur. Bugün dünyada yaşanan krizler, sadece ekonomik ya da siyasi değildir; aynı zamanda bir anlam krizidir. Tüketim merkezli yaşam biçimi, insanın ruhunu tatmin edememektedir. Artan ilaç ve sosyal medya bağımlılığı ,aile içi şiddet, idealsiz bir gençlik ,suç vakalarının artması ile krizler her gün biraz daha artmakta...Bu boşluk, yeni arayışları beraberinde getirmektedir. Türk milleti, tarih boyunca sadece kendi varlığı için değil, adalet ve denge için de mücadele etmiş bir millettir. Bugün yeniden bir yol ayrımındayız: Ya başkalarının ürettiği değerlerin tüketicisi olmaya devam edeceğiz ya da kendi medeniyet tasavvurumuzu yeniden inşa edeceğiz. Ülküler, ulaşılması zor hedefler olabilir. Ancak yön tayin eden en güçlü rehberlerdir. Önemli olan, o istikameti kaybetmemektir. "Vahyin aydınlığında yıkanmış Türk -İslam tefekkürü" çizgisinde... Dünya kuyusundan yukarıdaki gün yüzüne çıkmak için sağlam bir iman ipine ve bu iple yukarıya tırmanmak için de sabırla yoğrulmuş bir salih amel gayreti ve birikimine ihtiyaç vardır.Böyle bir inanç ve gayretin içinde bulunanlar Kur'an "Ahirette zarar verecek şeylerden korunanlar" olarak tarif etmektedir.Onların temel özelliklerini şöyle sıralamaktadır. "Onlar gayb'e inanırlar. -Namazı dostdoğru kılarlar. -Kendilerine verilen rızık'tan başkalarına harcarlar,yedirirler. -Kendilerinden önce göndrilen Kitap'a ve peygamberlere şüphe duymadan yakınen inanırlar. -İşte bunlar Rab'lerinden olan hidayet ve doğru yol üzeride olan ve azaptan kurtulup sevaba erenler'dir" İlahi güzelliklerin bütün ihtişamıyla tecelli ettiği (yansıdığı)insan ruhu,bütün çirkinliklerin kaynağı olarak yaratılan nefs ile karıştırılınca,iyi ile kötü,güzel ile çirkin bir birine girerek dünyadaki (kuyudaki) insan oluşmuştur... İnsan denen seçkin yaratığın manevi yönünü ruh ve nefsten,maddi yönünü de topraktan yaratmıştır.Ruh bütün güzel sıfatların "İlahi yansıma" yeri olurken,nefs ruhun tam tersine bütün kötü sıfatların kaynağı olmuştur.Ruh çokluktan "Bir"e yönelirken,nefs "Bir"den çokluğa kaçma eğilimindedir.Ruh kulluk, alçakgönüllülük ,sevgi ,hoşgörü,çalışkanlık gibi güzel sıfatlara sahipken,nefs kendinden başka ilah kabul etmeyen,gurur,kibir,şehvet sahibi bir huy deposudur. İşte insan bu iki gücün beden içindeki sentezidir. Ruhun tam hakimiyetinin gerçekleştirildiği bir vücudun sahibinin bulunduğu manevi makam "Ahsen-i Takvim" yani en güzel şekilde yaratılma seviyesidir. Eğer,bu iç savaştan nefs galibiyetle çıkarsa,o vücudun sahibi olan insan "esfeli safilin" e yani "aşağıların aşağısı" na düşer.Bu çukurluktaki insanın sıfatı ise " nefs-i emmare" dir.Yani o insanın maddi manevi her şeyi, kendisini ilahlaştıran ve bütün kötülükleri büyük bir zevkle yapan,her konuda çifte standart sahibi ,canavar tabiatlı nefsin tam kontrolündedir.Bu seviye firavunların makamıdır. Toplum insanların sadece matematik bir toplamı değildir.Kişisel özellikler toplumun özelliklerini meydana getirirken ,toplum da kişileri şekillendirir.Yani karşılıklı bir etkileşim söz konusudur.Denilebilir ki,fertlerin çoğunluğu hangi halde ise ,toplum da o halin sahibidir. Bu açıdan bakıldığında,Batı toplumu bütünüyle bir nefsi emmare toplumudur.Öyle bir toplum ki,her şeyini mide ve şehvetine göre odaklamış,akıl,gönül,bilim,ruh,madde,mana,dünya,ahiret hepsi oraya bağlı.Aşağıların aşağısında bütün bir toplu vecd içinde şeytana secde halinde.İşte ,bilgi gücü,böyle bir toplumun kontrolünde.Bütün insanlığı peşine takmış,uçuruma doğru hızla koşuyor.. Geçmişte bu çetin mücadeleyi birçok kere Allah'ın izni ve yardımıyla kazanmış olan Türk milleti kendisini kokuşmuş Batı toplumu ve medeniyetinin bir sığıntısı yapmak amacına yönelik gayretleri boşa çıkaracak ve insanlığın nurlu ufkundan bir güneş gibi doğmasını bilecektir.Çünkü,"Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır" Ve belki de asıl mesele şudur: Yükselmek sadece güçlenmek değil, aynı zamanda daha adil, daha ahlaklı ve daha insanî olabilmektir. Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin. Mehmet Ünlü
Bu haber 8 defa okunmuştur.
|
|
||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||