Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BENİM KÖYÜM BARABANLI

MEHMET ÜNLÜ

05 Mayıs 2026, 11:28

MEHMET ÜNLÜ

BENİM KÖYÜM BARABANLI Bizler, gurbet kervanlarına karıştık ; yürüdük büyük şehirlerin kalabalık bulvarlarında. Umutlar yeşerttik yüreğimizde, umutlar büyüttük güzel dünyalar adına. Gönül fidanlarına su verip durduk gönül çeşmesinden. Gönül tarlasına sevgi tohumları ektik yeşersin diye. Umutlarımızı, sevdalarımızı, hasretlerimizi yüreğimize gömdük; zaman geldi hüzünlendik, zaman geldi ayaz düştü sevdalarımıza, zaman geldi yitik sevdaları yad ettik her dem çiğdemler misali. Mut’ lu olupta gönlünde Mut sevdası olmayan var mıdır? Hele gurbetteyseniz... Yüzünüzdeki çizgiler yaşadığınız yeri anlatır sanki , güneşte parlar, soğukta gerilir. Çatık kaşlarımıza bakmayın öyle, gönlümüzdeki sevgiye siperdir onlar. İnsan doğduğu yeri neden unutamaz? Çünkü orada sadece bir geçmiş değil,bir kimlik vardır. Bir sokaktan geçerken çocukluğunu görürsün. Bir ağacın altında gençliğini… Bir evin önünde ise artık olmayanları… Şehir insana yaşamayı öğretir,ama köy insana insan kalmayı öğretir. Betonların arasında büyüyen bir hayat ile toprağın üzerinde yeşeren bir hayat aynı değildir. Birinde hız vardır, diğerinde huzur… Köyler sadece coğrafi yerler değildir. Onlar bir milletin hafızasıdır. Eğer bir gün köyler unutulursa,sadece evler değil, değerler de yıkılır. Ve ben biliyorum ki… İnsan nereye giderse gitsin,içinde taşıdığı o köyden asla kopamaz. Bazen insan nereye giderse gitsin, içinde bir yer eksik kalır… Benim eksik kalan yerim Barabanlı. Doğup büyüdüğüm içimde kalan köyüm.. Dağında obasında her karış toprağına ayak izlerimin olduğu köy... Barabanlı dediğin sadece bir köy değil;çocukluğumun sesi, gençliğimin gölgesi, içimin en sessiz köşesidir. Şimdi uzaklarda olsam da… mesela Ankara gibi kalabalık bir şehirde,insanın içi bir anda daralır ya…İşte o an, aklına köyümün yolu düşer. Tozlu, dar, ama tanıdık… Topragın dili vardır orada. Eken anlar, biçen anlar, bekleyen anlar. Kayısı dalında sararırken umut olur,zeytin dalları sabrı öğretir insana. Orada kimse acele etmez. Çünkü herkes bilir:toprak aceleyi sevmez… emek ister. Bir evin önünden geçersin… Belki kapısı kapalıdır şimdi ama sen orada oynadığın günleri hatırlarsın. Bir taş, bir ağaç, bir duvar… Hepsinin sende bir izi vardır. Barabanlı’da zaman geçmez aslında,sadece hatıralar büyür. Kalabalık şehirler sana çok şey verir belki ama bir köyün sana verdiği şeyi veremez:aidiyet… İnsan bazen kalabalıkların içinde kaybolur da, bir ses,bir koku, bir rüzgâr, bir toprak kokusu duymak ister ya,İşte o an aklına memleket gelir. Benim aklıma da Barabanlı düşer. Torosların eteklerinde, rüzgârın bile başka estiği o güzel yer… Toprağın bereketi, dalındaki kayısının kokusu çocukluğunu hatırlatır. Bir taş duvarın dibinde otururken bile anlarsın; mutluluk dediğin şey aslında çok uzağında değildir. Bir toprak yolun kenarında,bir zeytin ağacının gölgesinde,rüzgârın yüzüme değdiği o yerde… Dünden bugüne köyler boşalıyor. Bu, doğrudan bir siyasetin sonucudur. Çünkü köyü ayakta tutacak olan da, çökerten de politikalardır. Bugün Barabanlı gibi yüzlerce köy sessizce geriye çekiliyor. Ne bir plan var, ne güçlü bir irade, ne de uzun vadeli bir vizyon… Açık konuşalım: Bugün köylü yalnızdır. Mazot pahalı, gübre pahalı, üretim maliyeti yüksek…Ama ürün değerinde alıcı bulamıyor. Destek var deniyor…Ama sahaya indiğinizde karşılığı yok. Peki soralım:Bu insanlar neden köyde kalsın? Her seçim döneminde aynı cümleler: “Üreticinin yanındayız” “Köylüyü destekleyeceğiz” "Tarımı güçlendireceğiz” Peki sonuç? Gençler köyde kalmıyor. Tarlalar ekilmiyor. Evler kilitleniyor. Tarım Kentleri gibi güzel politikalar kürsülerde söylendiği ile kalmış.. Ama sahada yok. Bugün Ankara başta olmak üzere büyük şehirler dolup taşıyor. Ama bu bir başarı değil, bir sonuçtur. Köyde tutamadığın insanı şehirde kalabalığa katarsın. Ama ona huzur veremezsin. Çünkü mesele sadece iş değil… Mesele yaşamdır. Köylerin boşalması sadece ekonomik değil,aynı zamanda stratejik bir sorundur. Üretim düşerse bağımlılık artar. Tarım biterse dışa muhtaç olursun. Köy biterse kültür biter. Bu yüzden konu basit bir göç meselesi değil,bir gelecek meselesidir. Artık kimse kusura bakmasın. Bu tablo kader değil. Bu tablo tercihlerle oluştu. Ve her tercih bir sorumluluk doğurur. Büyük şehirler insana çok şey vaat eder… Daha iyi bir hayat, daha çok imkân, daha geniş bir çevre… Ama bir şeyi asla veremez: İnsanın kendisini. Bugün kalabalıkların ortasında yaşayan milyonlarca insan gibi, ben de zaman zaman durup kendime şu soruyu soruyorum:“Gerçekten ait olduğum yer neresi?” Benim köyüm Barabanlı'da hayat, şehirlerdeki gibi hızlı akmazdı. Saatler koşmaz, insanlar yarışmazdı. Toprakla kurulan bağ, insana sabrı öğretirdi. Bir kayısının olgunlaşmasını beklemek,aslında hayata dair en büyük derslerden biriydi.. Bugün modern dünyanın unuttuğu paylaşmayı, dayanışmayı, selam vermeyi köylerde aramak boşuna artık.... Bulduğumuz geçmişin hatıraları sadece... Mehmet Ünlü -Mayıs 2026

Bu haber 5 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ











Tüm Anketler

BENİM KÖYÜM BARABANLI05 Mayıs 2026


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi