![]() | ||||||||||
| ||||||||||
|
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
HAYATIN KAYNAĞI SU
22 Mart 2026, 13:37 HAYATIN KAYNAĞI SU Medeniyetler, tarım için verimli topraklar, içme suyu ve ulaşım sağlayan büyük nehir/göl kenarlarında (Nil, Fırat, Dicle, İndus) kurulmuştur. MÖ 12000 civarında başlayan bu süreçte su, yerleşik hayata geçişi hızlandırmış, tarımsal üretimi artırarak nüfus yoğunluğunu ve şehirleşmeyi (Mezopotamya, Mısır) mümkün kılmıştır. Su, insan vücudunun da %60-%75'ini oluşturan, hayati organları koruyan, besinleri taşıyan ve vücut ısısını dengeleyen temel yaşam kaynağıdır. Dünyamızın 3/4'ü sularla kaplı ancak kullanılabilir su miktarı sadece %2,5, içilebilir su miktarı ise %1'den daha az. Dünyadaki toplam suyun yaklaşık %97,5'i tuzlu su. Dünya genelindeki tatlı su kullanımının yaklaşık %70-79'u tarımda harcanmaktadır. Verimli, kaliteli ürün elde etmek ve gıda güvenliğini sağlamak için suyun doğru zamanda ve miktarda kullanılması gereklidir. Türkiye'de kullanılan suyun oranı ;tarım sektörü %75'lik yüzeysel su ve %66'lık yeraltı suyu tüketimi ile Türkiye tatlı su kaynaklarının en çok tüketildiği sektör olmuştur . Toplam kullanılan suyun %74'ü tarım için, %15'i evsel kullanım için ve %11'i sanayi için kullanılmıştır.Türkiye, sanılanın aksine su zengini bir ülke değil. Türkiye’de 25 su havzası var. Her havza kendi içerisinde farklı dinamiklere ve sorunlara sahip. Örneğin, Büyük Menderes ve Ergene havzalarında kirlilik sorunu daha ön plandayken, yarı kurak iklime sahip Konya Kapalı Havzası’nda tarımda aşırı su kullanımı veya havzalar arası su transferi konuları öne çıkıyor.Başka ülkelerde de gördüğümüz su miktarı ile nüfusun oransal dağılımı arasındaki eşitsizlik sorunu Türkiye’de de mevcut. Ülkemizdeki toplam nüfusun yüzde 28’i Marmara Bölgesi’nde yaşarken, buradaki havzalar toplam su akışının sadece yüzde 4’lük kısmını topluyor. Meriç, Ergene, Gediz, Büyük Menderes, Burdur Gölü, Akarçay, Konya ve Asi Nehri havzalarında yüzey ve yeraltı suyu kullanımı, su kaynaklarının kendini yenileyebilme kapasitesini aşmış durumda. Bu durum havzalar üzerindeki baskıyı arttırarak, doğal ekosistemler için büyük bir tehdit oluşturuyor. 2026-2035 dönemini kapsayan ve Türkiye'nin su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini amaçlayan Ulusal Su Planı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 14 Mart 2026 tarihli ve 33196 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 11063 sayılı Karar ile onaylanan plan; 8 ana hedef, 31 strateji ve 141 eylemle su güvenliğini, verimliliği ve iklim değişikliğine uyumu hedefliyor. Ülkemiz için hayırlara vesile olmasını ümit ediyoruz. Su yalnızca hayatın kaynağıyla ilgili değil geleceğe karşı ortak sorumluluktur.Suyu korumak yarınlarımızı korumaktır.Su varsa tarım var.Su varsa gıda var.Su varsa hayat var.Su hepimiz için gerekli.Suyu israf etmeden kullanmalıyız.Yarınlarda savaş sebebi sayılacak su önemlidir. “O Allah ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten su indirdi ve böylece onunla ürünleri size rızık olarak yetiştirdi; koyduğu yasalarla denizlerde yüzüp giden gemileri hizmetinize verdi ve ırmakları yararınıza sundu”(İbrahim / 32 ayet).. “Gökten bereketli su indirdik. Onunla cennetler ve biçilecek ekinler yetiştirdik.(Kaf 9 ayet) İslam'da su, hayatın kaynağı, temizliğin ve arınmanın temel aracı, ilahi bir rahmet ve şifa kaynağı olarak kabul edilir. Kur'an-ı Kerim'de canlı olan her şeyin sudan yaratıldığı (Enbiya, 21/30) belirtilerek, suyun önemi vurgulanır ve bilinçli tüketimi, korunması ve israf edilmemesi (A'raf, 7/31) emredilir. Sususz kalmak ölmektir. "Su gibi aziz olun." Mehmet Ünlü 22 Mart 2026
Bu haber 4 defa okunmuştur.
|
|
||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||