Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NEFS-İ EMMARE TOPLUMU

MEHMET ÜNLÜ

08 Ocak 2026, 01:52

MEHMET ÜNLÜ

NEFS-İ EMMARE TOPLUMU 

Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği,ekonomilerin ve kültürlerin dünyanın her tarafına en kısa zamanda ulaştığı,maddi gelişmenin manevi gelişmeyle çeliştiği,hatta çatıştığı şu içinde yaşadığımız bilgi çağında ,milletler mücadelesi yeni boyutlar ve farklı çehreler kazanmıştır. 

"Bir tarafta ışık hızıyla dünyayı dolaşan sermaye ve bilgi gücü,diğer tarafta karnını doyurabilmek için iş arayan hantal ve durağan kas gücü.Yine bir tarafta ,iç pazarın dış pazara,dış pazarında iç pazara dönüştüğü küreselleşen dünya ekonomisi ve emperyalist kültür,diğer tarafta kendi içine dönerek yöreselleşen ,varlığını ve kimliğini koruma telaşına düşmüş tedirgin,huzursuz büyük bir çoğunluk..

" Toplum insanların sadece matematik bir toplamı değildir.Kişisel özellikler toplumun özelliklerini meydana getirirken ,toplum da kişileri şekillendirir.Yani karşılıklı bir etkileşim söz konusudur.Denilebilir ki,fertlerin çoğunluğu hangi halde ise ,toplum da o halin sahibidir. 

Sovyetlerin yıkılmasından sonra tek kutupluluğun (ABD) doğurduğu şımarıklık,düzensizlik ve karmaşa ortamında adına "Yeni Dünya Düzeni" dediğimiz çağımız, insani kaynaklardan yoksun olduğu için "Yeni Dünya Düzenbazları" nın elinde oyuncak olmuştur. Hukuksuz ve adaletten yoksun bir dünya.. 

Şüphesiz ki çağımıza yön veren made merkezli ideolojilerinin biçimlendirdiği ve nefsinin esiri olmuş , sermaya ve bilgi gücünü elinde tutanlar,bu yeni dünya düzeninde insanlığın maddi ve manevi coğrafyasını kendi çıkar ve değerler sistemine göre çizmektedirler. "Allah İnsan denen seçkin yaratığın manevi yönünü ruh ve nefsten,maddi yönünü de topraktan yaratmıştır.

Ruh bütün güzel sıfatların "İlahi yansıma" yeri olurken,nefs ruhun tam tersine bütün kötü sıfatların kaynağı olmuştur. 

Ruh çokluktan "Bir"e yönelirken,nefs "Bir"den çokluğa kaçma eğilimindedir. Ruh kulluk, alçakgönüllülük ,sevgi ,hoşgörü,çalışkanlık gibi güzel sıfatlara sahipken,nefs kendinden başka ilah kabul etmeyen,gurur,kibir,şehvet sahibi bir huy deposudur." İşte insan bu iki gücün beden içindeki sentezidir. 

Ruhun tam hakimiyetinin gerçekleştirildiği bir vücudun sahibinin bulunduğu manevi makam "AHSEN-İ TAKVİM" yani en güzel şekilde yaratılma seviyesidir. Eğer,bu iç savaştan nefs galibiyetle çıkarsa,o vücudun sahibi olan insan "ESVELİ SAFİLİN" e yani "aşağıların aşağısı" na düşer. 

Bu çukurluktaki insanın sıfatı ise " NEFS-İ EMMARE" dir. Yani o insanın maddi manevi her şeyi, kendisini ilahlaştıran ve bütün kötülükleri büyük bir zevkle yapan,her konuda çifte standart sahibi ,canavar tabiatlı nefsin tam kontrolündedir. Bu seviye firavunların makamıdır. 

Batı toplumu bütünüyle bir" nefs-i emmare" toplumudur. Öyle bir toplum ki,her şeyini mide ve şehvetine göre odaklamış,akıl,gönül,bilim,ruh,madde,mana,dünya,ahiret hepsi oraya bağlı. 

Aşağıların aşağısında bütün bir toplu vecd içinde şeytana secde halinde. İşte ,bilgi gücü,böyle bir toplumun (ABD) kontrolünde. 

Bütün insanlığı peşine takmış,uçuruma doğru hızla koşuyor.. Kur'an Tin suresinde şöyle açıklamaktadır: "Andolsun incire ,zeytine,Sina dağına.Bir de bu emin şehre.Biz gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

Sonra onu aşağıların aşağısa çevirdik.Ancak iman edip salih amel işleyenler başka.Onlar için kesilip tükenmez bir mükafaat vardır." Aşağıların aşağısından yukarıların yukarısına doğru tırmanarak ilk yaratılış seviyesine "olgunluğa ve doygunluğa ermiş" olarak saf ve kamil bir benlikle yükselmenin olmazsa olmaz şartı,iman etmek ve salih amel işlemektir. 

Yaklaşık üç yüz yıldır bozgun,ricat,içe kapanma,ufukları daralma ve yabancılaşma problemleri içinde bunalan,kimi zaman savaş meydanlarında,kimi zamanda sosyal ve kültürel cephelerde varlık-yokluk mücadelesi veren Türk milleti için,"fetret" devrinin sona erdiği ve yükselişin hız aldığı bir dönemin eşiğindeyiz. 

Koskoca cihan devletinden sonra elimizde tutabildiğimiz Anadolu coğrafyasından yükselmekte olan kabına sığmaz enerji,bu toprakları kat kat aşan "nüfuz ve kültür coğrafyamıza" akmak için sabırsızlanmakta,kendisine bu yolda tanınacak imkanları beklemektedir. 

Türk milletinin devletiyle vatanıyla onurlu bir şekilde kıyamete kadar yaşatılması ülküsünü temel gaye kabul eden Türk Milliyetçiliği hareketi günümüzde siyasi arenada ciddi bir sınav vermektedir. 

Milletimiz, bizleri esas sevgi okyanusuna taşıyan büyük nehirler gibidir. Bu nehir olmadan denize (ümmet ve insanlık sevgisine) ulaşmak mümkün değildir.. 

Milliyetçilik ,bu nehrin korunması ,temiz tutulmasını ve okyanusa ulaşmasını temin etmeyi gaye edinir..

"Ülküler yıldızlara benzer.Yıldızlara belki ulaşamayız,onlara bakarak yönümüzü belirleriz." "Vahyin aydınlığında yıkanmış Türk -İslam tefekkürü" çizgisinde Türk milletini ayağa kaldırmayı gaye edinmiş bir iktidarın başarısı bizler için hayati bir önem arz eder..

"Vatan sevgisi imandandır", "Kişi milletini sevmekle kınanamaz" O halde milliyetçilik vatanını ve milletini sevmenin adı olup imanı ve islami faaliyetlerimizin önemli bir kısmını oluşturur. 

İyi bir Müslüman iyi bir milliyetçi,iyi bir milliyetçi de iyi bir Müslüman'dır. Türk milleti kendisini kokuşmuş Batı toplumu ve medeniyetinin bir sığıntısı yapmak amacına yönelik gayretleri boşa çıkaracak ve insanlığın nurlu ufkundan bir güneş gibi doğmasını bilecektir. Çünkü,"Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır" 


Bu haber 37 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

MUT ÜRÜNLERİ YETERİNCE TANITILIYORMU




Tüm Anketler

NEFS-İ EMMARE TOPLUMU08 Ocak 2026


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi