![]() | ||||||||||
| ||||||||||
|
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
KAYSI ERİK SEZONU BİTERKEN ÜRETİCİNİN YÜZÜ NEDEN GÜLMÜYOR ?
20 Haziran 2026, 14:30 KAYSI ERİK SEZONU BİTERKEN ÜRETİCİNİN YÜZÜ NEDEN GÜLMÜYOR ? Mut’ta bir kayısı ve erik sezonunun daha sonuna geldik. Bahçelerde hasat bitti, kasalar boşaldı, kamyonlar son yüklerini taşıdı. Ancak geriye dönüp baktığımızda üreticinin yüzünü güldüren, geleceğe umutla bakmasını sağlayan kalıcı önlemlerin hâlâ alınmadığını görüyoruz. Bir yıl boyunca toprağıyla uğraşan, gecesini gündüzüne katan üretici yine YALNIZ BIRAKILDI. Mazotun, gübrenin, ilacın ve işçilik maliyetlerinin her geçen gün arttığı bir ortamda üretici üretmeye devam etti. Çünkü onun başka bir seçeneği yoktu. Toprağını terk etmedi, ağacını kaderine bırakmadı. Fakat hasat zamanı geldiğinde emeğinin karşılığını almakta yine zorlandı. Her yıl aynı hikâyeyi yaşıyoruz. Sezon başında umutlar büyüyor, hasat döneminde sorunlar ortaya çıkıyor, sezon sonunda ise üreticinin feryadı duyulmadan yeni bir yılın bekleyişine giriliyor. Oysa sorunlar bellidir, çözüm yolları da bilinmektedir. Eksik olan irade ve kararlılıktır. Mut Kayısısı ve eriği Türkiye’nin en değerli tarımsal markalarından biri olabilecek potansiyele sahiptir. Ancak üretici hâlâ pazarlama sorunlarıyla mücadele ediyor, ürününü değerinde satmakta zorlanıyor, piyasanın insafına terk ediliyor. Üretimin bütün yükünü çeken çiftçi, kazancın en azını alan kesim olmaya devam ediyor. Şunu açıkça söylemek gerekir ki; üreticinin alın teri üzerinden oluşan bu adaletsiz düzen sürdürülebilir değildir. Eğer üretici kazanamazsa bahçeler yaşlanır, ağaçlar kurur, gençler tarımdan uzaklaşır. Bunun bedelini sadece çiftçi değil, bütün bölge öder. Bugün sezonun sonuna gelirken bahçelerde yorgunluk kadar bir sitem de vardır. Çünkü üretici sadece destek istememektedir; emeğinin karşılığını almak, geleceğe güvenle bakmak istemektedir. Her hasat döneminde aynı sorunların konuşulması, aynı beklentilerin dile getirilmesi ve aynı hayal kırıklıklarının yaşanması artık kabul edilebilir değildir. Bugün sezon bitiyor olabilir. Ancak üreticinin sıkıntıları bitmiyor. Bahçeden çıkan ürün tükeniyor ama borçlar tükenmiyor. Hasat sona eriyor ama gelecek yılın kaygıları şimdiden başlıyor. Artık üreticiyi oyalayan değil, üreticiyi koruyan adımlar atılmalıdır. Artık sorunları konuşmak değil, çözmek gerekmektedir. Çünkü Mut’un kayısısı ve eriği sadece toprağın değil, binlerce ailenin ekmeğidir. Mut Kayısısı ve eriği yalnızca bir tarım ürünü değildir. Bu ürünler ilçenin ekonomisini ayakta tutan, binlerce ailenin geçimini sağlayan stratejik değerlerdir. Buna rağmen üreticinin yıllardır dile getirdiği depolama, paketleme, markalaşma ve örgütlenme konularında kalıcı çözümler hâlâ yeterince hayata geçirilebilmiş değildir. Üretici sabretti, bekledi, fedakârlık yaptı. Fakat sabrın da bir sınırı vardır. Eğer bugün gerekli önlemler alınmazsa yarın kaybedilen sadece bir sezon değil, bir bölgenin tarımsal geleceği olacaktır. PEKİ ÇÖZÜM NE OLMALIDIR? Tek çözüm MEYVE KOOPERATİFÇİLİĞİDİR. Türkiye’de tarım ve meyve ürünlerinde marka haline gelmiş kooperatif ve üretici birlikleri, kurulacak bir kayısı-erik kooperatifi için önemli örneklerdir. Başarılı kooperatif markaları; Fiskobirlik-Marmarabirlik-Torku-Tariş-Tire Süt Kooperatifi..vs. Mut’ta kurulacak bir kayısı ve erik kooperatifinin amacı yalnızca ürün toplamak olmamalıdır. Başarılı örnekler incelendiğinde ortak özellikler şunlardır: Güçlü marka oluşturmak. Soğuk hava deposu kurmak. Paketleme ve sınıflandırma yapmak. Kurutulmuş ürün üretmek. E-ticaret ve ihracata yönelmek. Üreticinin ürününü değerinde almak. Ortak bir satış ağı kurmak. Eğer doğru yönetilirse, “Mut Kayısı Birlik”, “Mut Meyve Birlik” veya “MutKoop” gibi bir marka; birkaç yıl içinde Marmarabirlik’in zeytinde, Fiskobirlik’in fındıkta elde ettiği bölgesel güce benzer bir konuma ulaşabilir. Özellikle Mut kayısısının ve eriğinin bilinirliği düşünüldüğünde markalaşma potansiyeli oldukça yüksektir. MEYVE KOOPERATİFÇİLİĞİNİN ÖNEMİ 1. Pazarlık Gücünü Artırır Tek başına hareket eden üreticiler, tüccarlar ve büyük alıcılar karşısında zayıf kalabilir. Kooperatif çatısı altında birleşen üreticiler ise ürünlerini daha güçlü bir şekilde pazarlayabilir ve daha iyi fiyatlar elde edebilir. 2. Girdi Maliyetlerini Düşürür Gübre, ilaç, fide, ambalaj ve tarım ekipmanları toplu olarak satın alındığında maliyetler azalır. Böylece üreticinin kâr marjı yükselir. 3. Ürün Kalitesini Yükseltir Kooperatifler, üyelerine teknik destek, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunarak kaliteli ve standart üretimi teşvik eder. Bu da ürünlerin pazarda daha fazla tercih edilmesini sağlar. 4. Depolama ve Soğuk Zincir İmkânı Sağlar Meyve üretiminde hasat sonrası kayıplar önemli bir sorundur. Kooperatifler soğuk hava deposu ve paketleme tesisleri kurarak ürünlerin değer kaybetmeden tüketiciye ulaşmasına katkı sağlar. 5. İhracat Olanaklarını Geliştirir Küçük üreticilerin tek başına ihracat yapması zor olabilir. Kooperatifler, üyelerinin ürünlerini bir araya getirerek ulusal ve uluslararası pazarlara açılmalarına yardımcı olur. 6. Kırsal Kalkınmayı Destekler Kooperatifler sadece ekonomik değil, sosyal açıdan da önemlidir. Kırsal bölgelerde istihdamı artırır, üreticilerin gelir seviyesini yükseltir ve göçü azaltmaya katkı sağlar. Sonuç Meyve kooperatifçiliği, üreticilerin yalnız başına aşmakta zorlandıkları ekonomik ve teknik sorunlara ortak çözümler üretmelerini sağlar. Güçlü bir kooperatif yapısı; üretimden pazarlamaya, depolamadan ihracata kadar her aşamada üreticinin rekabet gücünü artırarak tarımsal kalkınmaya önemli katkılar sunar. Bu nedenle meyve kooperatifçiliği, sürdürülebilir tarımın ve kırsal kalkınmanın temel araçlarından biridir. Saygılarımla. Gelecek yazımda" Mut Kayısı ve Erik Üreticileri Kooperatifi Kuruluş Projesi ve Yol Haritası" 'ından bahsedeceğim.... Mehmet Ünlü -Haziran 2026
Bu haber 2 defa okunmuştur.
|
|
||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||