![]() | ||||||||||
| ||||||||||
|
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Mut'un sorunları saymakla bitmez
15 Nisan 2026, 03:15 Mut’un sorunları saymakla bitmez. Mut Mersin ilinin değerli bir ilçesi. İlçesi de önemi büyük bir ilçesi. Türkiye’nin sofralık kayısıda yüzde 85’ini karşılayan, ihracatta rekor kıran, Erik, İncir vs. gibi üretimlerde adını kabul ettiren bir ilçe. Ayrıca bu ilçeye rüzgâr ve güneş enerjisi üreten, ayrıca Göksu ırmağı üzerinde santralleri olan enerji üreten, kısacası enerji deposu bir ilçe diyebiliriz. Dışarıdan kime sorsan Kayısı dediğin zaman hemen akıllarına Malatya gelir. İşte nedir derseniz tanıtımını tam yapamadığımız için. Mut ilçesinde Kayısı hasadı Nisan’ın 20’sinden sonra başlar Haziran ayının 15’inden sonra sona erer. Malatya ise Kayısı üretimine Temmuz ayında başlar. Mut ile Malatya arasındaki en önemli fark, Mut sofralık Kayısıda, Malatya ise Kurutmalık Kayısıda birinci söz sahibi işte bunu anlatmak gerekir. Gelelim ilçenin diğer sorunlarına. Özellikle her seçimde mikrofonu eline alan adaylar ilk sözleri ilçenin kanayan yarası haline gelen otopark diyerek çözüm bulacaklarını söz verirler. Seçildikten sonra ise bu sözlerini unuturlar buda artık alışkanlık haline geldi. Aslında çözüm çok basit ama nedense bir türlü uygulaması yapılmıyor. Öncelikle bina yapan müteahhitlerle başlamak gerek. Yapacak oldukları binalar için Belediyeden ruhsat alırken binanın otoparkını özellikle uygulamak gerek. İnşallah yapılıyordur. Yapılsa bile bu konuda inceleme yapılması gerekir. Özellikle sebze pazarındaki fiyatlar ateş pahası haline geldi. Bence bu konuya yetkililer bir el atması gerek. Üretici marulu tarlada danesini 2 liraya satamıyorum diyor ama pazarda 50 ile 100 lira arasında satışı yapılıyor. Hele domatesin zaten yanına varma 90 ile 130 lira arasında tezgâhlarda yerini alıyor. Diğer meyve ve sebzeler zaten fiyat konusunda uçmuş uçağa da gerek yok. Çözüm nedir derseniz aslında çok basit ama yapan kim. Belki bana kızacaksınız ama kızan kızsın kardeşim. Öncelikle siyaseti, taraf tutması olmayan biriyim. Versinler bana sorumluluğu bakın nasıl düzeltirim. Nedense yetkili Bakan buna bir türlü çare bulamıyor. Serbest piyasa deyip geçiştiriyor. Artık eskisi gibi vergi daireleri zor şartlar yaşamıyor. Yapacakları çok basit. Takip etmek nasıl derseniz buyurun anlatayım. Üreticiden başlayacak tarlada ürettiğini aracıya kaç liraya veriyor. Aracıda Pazarcıya kaç liraya veriyor. Pazarda ise pazarcı kaç liraya satıyor. Bu inceleme ve takip her şeyi çözer. Ama nedense yapılmıyor yetkili makamlarda yeteri kadar personel var. Takip ederek çalışmasını yapsın kardeşim. Yapamıyorsa işte çilesini vatandaş çeker. Pazara gidiyorsun inanın 50 liradan aşağı tezgahtaki meyve ve sebzede fiyat yok. Yazık bu millete, yazık işçiye, emekliye hiç mi düşünen yok. Oturmuşlar masa başına gel keyfim gel. Alt tabakada ne çile çekerse çeksin umurunda mı onların. Bir gün gelir bu düzende değişir inşallah. Gelelim ilçenin elektrik sorununa. Bir damla yağmur düşse veya rüzgar püf dese elektrik kesintisi başlıyor. Elektrik şirketine bu hükûmetin gücü yetmiyor mu. Demek ki yetmiyor. Gerisine acımamda mazot 80 liraya dayanmış o jeneratöre mazot yetiremeyenlere acı yom. Ey parti Başkanları neredesiniz birazda bir araya gelin bunlarla ilgilenin. Gelelim akaryakıt fiyatlarına. 11-10-2011 tarih itibarıyla Benzin 3,70 lira, Motorin 2,98 lira, 15-04-2026 itibarıyla ise motorin 77,49 ve benzin ise yine o seviyelerde kısacası ikisi de 80 liraya dayanmış durumda. İnanın düşünemiyorum 15 yılda bu kadar zama kim dayanabilir soruyorum size. Devlet bu akaryakıttan yüzde 40 ile 50 arasında vergi alıyor. İşte açıklaması. Türkiye'de akaryakıt (benzin, motorin, LPG) fiyatları içerisinde devletin aldığı vergi yükü oldukça yüksektir ve toplam satış fiyatının yaklaşık %40 ila %50'sinin üzerinde bir orana tekabül etmektedir. Bu vergi yükü, maktu olarak belirlenen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve bu ÖTV'nin de dahil olduğu tutar üzerinden hesaplanan %20 oranındaki Katma Değer Vergisi'nden (KDV) oluşmaktadır. Şimdi soruyorum size kabahat kimde yazık bu milletin sırtına bu kadar yük verilmez. Mersin Büyükşehir Belediyesine de dokunmadan geçemiycem. Mut ilçesine gelen içme suyu cazibeyle yani hiçbir harcama elektrik vs. gibi harcamadan konmuş kaynağın önüne boru cazibeyle akıp gelen bir içme suyumuz var. İnanın su abonelerine öyle bir su parası geliyor ki dudak uçuklatacak durumda. Diyeceksiniz bu neden oluyor. MESKİ’de aynısını yapıyor. Su kullanım ücretine atık su parası denen yüzde 40’lara varan ekleme yaparsan olacağı bu.İnanın elektrik faturasından fazla geliyor. Buradan sesleniyorum Belediye demek halkın ezilmesine değil elinden tutup huzurlu yaşamasını sağlamaktır. Benim diyeceğim tek şey yazık. İnanın ilçenin sorunları saymakla bitmez. Gelecek yazımda diğer konulara değineceğim. SAYGILAR
Bu haber 30 defa okunmuştur.
|
|
||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||