Mut üreticilerine nedense sahip çıkan yok. Yapayalnız bırakılan üreticiler ne yapacağını şaşırmış durumda.
Türkiye’nin zeytin üretimine özellikle Mut ilçesindeki zeytin üreticilerinin yaşadığı fiyat sorunları damga vuruyor. Nedense zeytin ihracatına Fiyat İstikrar Fonu desteği verilmemesi üreticiyi kara kara düşündürüyor.
Türkiye’nin yıllık zeytin üretiminde, ülkemizde yılda 4 milyon ton zeytin üretiliyor. Bunun 250 bin tonun Mersin’de yetiştiriliyor.
Mut ilçesindeki üreticilerin emeklerinin karşılığını fiyatlar nedeniyle yeterince alamıyor. Üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Peki, bunu kim yapacak derseniz yapacak olanlar ortada, hala bir girişim yok.
Üretici bas bas bağırıyor, Zeytin ihracatına fiyat istikrar fonu desteği verilmesi gerekir diye ama bakan yok, duyan yok ilgilenen yok.
Ülkemizde yılda 4 milyon ton zeytin üretilmektedir. Bunun 250 bin tonu Mersin’de yetişiyor. Ama ne yazık ki fiyatlar, Mut ilçesindeki üreticilerimizin alın terini karşılamıyor.
Haddim olmayarak söylemek istiyorum, Mut ilçesindeki Odalar, Kooperatifler, Dernekler, tüm birim amirleri, Muhtarlar, Parti başkanları bir araya gelerek bu konuda bir açıklama yaparak yetkilileri uyarması gerekmiyor mu.
Bu üreticiye yazık değil mi. Sizler o koltuklarda rahat rahat otururken üretici fiyatlara bakınca emeğinin karşılığını alamıyor. Zarar üstüne zarar ediyor artık birleşip yetkililere duyurmak ve üreticinin perişan bir halde olduğunu bildirmek sizin göreviniz değil mi.
Sizler o koltuklarda rahat rahat oturasınız diye seçilmediniz. Üreticinin halkın hakkını aramakla yükümlüsünüz. Üreticinin hakkını aramazsanız ilçemiz üretimde bitme noktasına gelecek.
Türkiye’nin sofralık Kayısıda yüzde 90’nını ve Zeytin zeytinyağında ise yüzde 30’nu karşılayan bir ilçe olarak üreticinin yanında olmanız gerekiyor.
Yapılan toplantılar zaten tamamen yetersiz. Üreticinin sorunlarının nasıl çözüleceği konusunda bir söyleyişi bile olmuyor.
Nedense Mut ilçesi her konuda sahipsiz bir ilçe halinde. En basit olay Türkiye’nin Mut hariç neresi olursa olsun bir yol yapılsa kısa sürede yapılıyor ama Mut-Silifke yolu 10 yılı geçmesine rağmen hala bitmiyor.
Bunun sebebi ortada. Ne demiş atalarımız ağlamayan çocuğa emzik verilmez. Siz ne yapıyorsunuz. Ben söyleyeyim oturmuş koltuğa sanki o koltuktan kalkınca elinizden alacaklar.
Mesela bir örnek daha vereyim. Susuzluktan dolayı köyünden giden, terk eden bana Türkiye’de bir köy gösterin. İşte bu yer yine Mut ilçesinde. Köyde susuzluktan dolayı kimse kalmadı biliyor muydunuz.
Nereden bileceksiniz ne kötülük ve hak arama konusunda geri kalmış bir tek Mut ilçesi var. Kısacası sahipsiz bir ilçeyiz.
Artık uyanma zamanı geldi. Diğer il ve ilçelerde halk ayaklanıyor hakkını aramak için sokağa dökülüp en azından yetkililere gösteriyor ve mesaj veriyor.
Mut ilçesinde ise maalesef siz koltuk sevdalıları yüzünden kıpırtı bile yok. Sokağa çıkıp vurup kırın denmiyor sadece hakkınızı arayın.
Artık uyanma zamanı, artık hak arama zamanı, artık hakkınızı yedirme zamanı değil arama zamanı.
Bu meclisteki Milletvekillerini oy vererek seçen kim derseniz elbette halktır.
Onlar zaten mecliste bir tek bildikleri var PKK’nın affı ve dağdan indirip her hakkı vermekten başka bir uğraşları yok. Başka uğraşları da olsa bile ağırlık bunun üzerine. Emekli kan ağlıyor, Üretici kan ağlıyor bakan yok.
Onlara söylemezseniz ne bilecek Mut ilçesinde üretici zararına ürettiğini satıyor diye. Sen bildirmezsen söylemezsen nerden bilecek. Sadece bir Mersin Milletvekilinin iki kelime konuşmasıyla bitiyor.
İnanın hak arama konusunda tüm sorumluların duyarsızlığı yüzünden ne hallere geldik. Bir araya gelip neden en azından bir basın açıklaması yapmıyorsunuz. Kimden çekiniyor kimden korkuyorsunuz.
Korkunun ecele faydası yok.
Saygılar.
Bu haber 26 defa okunmuştur.