Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

AZERBAYCAN-İSRAİL İLİŞKİLERİ VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

MEHMET ÜNLÜ

03 Kasım 2026, 10:24

MEHMET ÜNLÜ

AZERBAYCAN-İSRAİL İLİŞKİLERİ VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME 

Son dönemde ulusal ve uluslararası basında yer alan haberler, siyasi açıklamalar ve bölgesel gelişmeler ışığında Azerbaycan-İsrail ilişkilerini, Türkiye açısından stratejik boyutlarıyla değerlendirmek istedim. 

Azerbaycan’ın İsrail ile geliştirdiği siyasi, ekonomik, enerji ve savunma iş birliği; Türkiye’nin bölgesel konumu, Türk dünyasıyla ilişkileri ve gelecekteki jeopolitik dengeler bakımından üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Amacım herhangi bir ülkeyi sorgulamak veya kardeşlik ilişkilerini tartışmaya açmak değil; gelişmeleri Türkiye’nin millî çıkarları, güvenliği ve Türk dünyasının geleceği açısından sorgulamak ve kendi düşüncelerimi paylaşmaktır. 

Çünkü dış politikada dostluklar kadar devletlerin çıkarları da belirleyicidir. Hiç bir millet başka bir milletten lütuf bekleyerek yaşayamaz. Önemli olan, bu ilişkilerin bölgesel güç dengelerine nasıl yansıdığını doğru okuyabilmektir. 

Azerbaycan ile İsrail arasındaki ekonomik, siyasi ve askerî ilişkilerin gelişmesi, Türkiye'de doğal olarak bazı soru işaretleri doğuruyor. Özellikle şu sorular önem taşıyor: Azerbaycan, İsrail ile ilişkilerini geliştirirken Türkiye'den stratejik olarak uzaklaşıyor mu? İsrail, Azerbaycan üzerinden Güney Kafkasya'da yeni bir nüfuz alanı mı oluşturuyor? Türkiye'nin Azerbaycan üzerindeki siyasi, askerî ve ekonomik etkisi azalıyor mu? İki ülkenin yıllardır dile getirdiği kardeşlik anlayışı stratejik bir değişime mi uğruyor? Öncelikle şu konuyu belirtmek gerekir: 

Azerbaycan'ın İsrail ile yakınlaşması, Türkiye ile kardeşlik ilişkisinin sona erdiği anlamına gelmez. Ancak iki ülkenin çıkarlarının her konuda örtüştüğü anlamına da gelmez. -Azerbaycan–İsrail yakınlaşmasının arkasında ne var? Bu ilişki yeni başlamış değil. 1992'den beri diplomatik ilişkileri var. Ancak son yıllarda özellikle askerî ve teknolojik boyutu belirgin biçimde güçlendi. Azerbaycan İsrail'e önemli miktarda petrol ihraç ediyor.

İsrail şirketleri Azerbaycan'da teknoloji, tarım, su yönetimi ve siber güvenlik alanlarında faaliyet gösteriyor. Enerji, yatırım ve ticaret ilişkileri genişletiliyor. 26 Ocak 2026'da İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın Bakü ziyareti sırasında iki ülke enerji, savunma, yüksek teknoloji, yatırım ve lojistik alanlarında yeni iş birliği imkânlarını görüştü. İsrail, Azerbaycan'a insansız hava araçları, füze sistemleri ve çeşitli savunma teknolojileri sağladı. 

Azerbaycan, özellikle Karabağ savaşlarında İsrail teknolojisinden yararlandı. İki ülke askerî eğitim ve savunma sanayisi alanında ilişkilerini sürdürüyor. 

Mayıs 2025'te Azerbaycan Savunma Bakanı'nın İsrail ziyareti sırasında askerî-teknik iş birliğinin genişletilmesi görüşüldü. Anlaşılan o ki: Azerbaycan, İsrail'i yalnızca bir ticaret ortağı olarak değil, askerî kapasitesini geliştirmekte yararlandığı bir stratejik ortak olarak görüyor. Türkiye bu ilişkilerin dışında mı kalıyor? Bu sorunun cevabı için iki ayrı gelişmeyi değerlendirmek gerekiyor. Türkiye ile Azerbaycan arasında 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi, ilişkileri müttefiklik düzeyine taşıdı. 

Bu beyanname; Askerî ve savunma sanayisi iş birliğini, Güvenlik alanında dayanışmayı, Ekonomik ve ticari ilişkileri, Enerji ve ulaşım projelerini, Dış politikada istişareyi kapsıyor. Üstelik Eylül 2026'da Bakü'de düzenlenen Türkiye-Azerbaycan Enerji Forumu'nda iki ülke yeni enerji projelerini ve yatırımlarını ele aldı. Dolayısıyla Türkiye'nin Azerbaycan'dan tamamen dışlandığını söylemek mevcut ekonomik ve askerî ilişkilerle örtüşmüyor. Fakat asıl dikkat edilmesi gereken başka bir gelişme var. 

30 Ekim 2026'da ki son gelişmeler, kardeşlik ilişkisinin yanında siyasi görüş ayrılıklarının da bulunduğunu göstermiştir. İlham Aliyev, Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmadı. Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti. Başörtüsüyle ilgili okul düzenlemesi üzerine Türkiye'den gelen eleştiriler Bakü'de tepkiyle karşılandı. 

Azerbaycan, eleştirel sosyal medya paylaşımları nedeniyle 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etti. Türkiye'nin İsrail'in Gazze politikasına yaklaşımıyla Azerbaycan'ın İsrail ile yakın ilişkisi arasındaki farklılık da gündeme geldi. Bununla birlikte iki ülkenin savunma ve enerji iş birliğinin sürdüğü de haberlerde vurgulandı. Bu gelişme, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde göz ardı edilmemesi gereken bir siyasi gerilim bulunduğunu gösteriyor. Ancak tek başına ittifakın sona erdiğini kanıtlamıyor. Ancak, bugün için Azerbaycan konusunda söylenecek fazla bir söz olmasa da, İsrail ile beraber iş tutan Azerbaycan'ı gelecekte bir çok tehlikelerin beklediğini söylemek hayalci olmaz.. 

İran'da yaşayan kırk milyon Azeri Türk'ü nün hedefinde Tebriz'i başkent yapma düşüncesini de unutmamak gerekir. Meselenin en önemli jeopolitik boyutu, İsrail neden Azerbaycan'a bu kadar önem veriyor? İsrail açısından Azerbaycan'ın üç temel önemi var: Enerji: İsrail'in petrol ihtiyacının önemli bir bölümü Azerbaycan'dan karşılanıyor. İran faktörü: Azerbaycan'ın İran'la uzun bir sınırı bulunuyor. 

İsrail'in İran'la yaşadığı güvenlik sorunları, Bakü ile ilişkilerini daha stratejik hâle getiriyor. Güney Kafkasya: Azerbaycan, Hazar Denizi ile Türkiye, Orta Asya ve Avrupa arasında önemli bir konumda. Ancak Azerbaycan yönetimi, kendi açıklamalarında topraklarının komşu ülkelere karşı kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtiyor. İsrail ile yakınlık, Azerbaycan'ın İran'a karşı mutlaka askerî bir pozisyon aldığı anlamına gelmiyor. Türkiye açısından asıl risk nedir? -Azerbaycan'ın savunma teknolojilerinde İsrail'e bağımlılığının artması. -İsrail'in Güney Kafkasya'daki ekonomik ve siyasi nüfuzunun genişlemesi. 

-Türkiye ile Azerbaycan arasında dış politika ve bölgesel güvenlik konularında görüş ayrılıklarının derinleşmesi. 

-Türkiye'nin Türk dünyası içerisindeki stratejik ağırlığının tartışmaya açılması. -Burada Türkiye'nin de kendi ilişkilerini, ekonomik yatırımlarını, savunma sanayisi ortaklıklarını ve diplomatik temaslarını güçlendirmesi önem taşıyor. Kardeşlik sona mı eriyor? Bu soruya duygusal değil, stratejik açıdan yaklaşmak gerekiyor. 

Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkilerini geliştirme hakkı vardır. Türkiye'nin de İsrail politikası konusunda kendi ulusal çıkarları ve dış politika tercihleri vardır. Ancak iki devlet arasındaki kardeşlik yalnızca güzel sözlerle korunamaz. Karşılıklı güven, ortak çıkar, siyasi hassasiyetlere saygı ve zor zamanlarda dayanışma gerekir. 

Benim değerlendirmem şu: Azerbaycan, Türkiye'yi tamamen terk etmiş bir ülke görünümünde değil. Fakat Bakü, Türkiye ile kardeşliğini sürdürürken İsrail, ABD ve diğer ülkelerle de kendi çıkarlarına dayalı ilişkiler kuruyor. 

Türkiye'nin beklentileriyle Azerbaycan'ın tercihleri her zaman aynı olmayabilir. Bu nedenle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin bugünkü durumunu hem güçlü bir stratejik ortaklık hem de bazı önemli siyasi görüş ayrılıklarının bulunduğu bir ilişki olarak değerlendirmek gerekir. 

Türkiye nasıl bir politika izlemeli? Türkiye, Azerbaycan'la ilişkisini yalnızca tarihî kardeşlik söylemine bırakmamalı. Ekonomik, askerî, kültürel ve siyasi bağlarını kurumsal olarak güçlendirmeli. Şu üç ilke önemli: Azerbaycan'ın bağımsız dış politika tercihine saygı. Türkiye'nin millî güvenlik ve bölgesel çıkarlarının korunması. 

Türk dünyasının ortak geleceğini zedeleyecek ayrışmaların önlenmesi. Unutmamak gerekir: İsrail ile Azerbaycan'ın yakınlaşması başka, Türkiye ile Azerbaycan'ın stratejik kardeşliğinin zayıflaması başka bir meseledir. 

Bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. Bence üzerinde özellikle durulması gereken soru şu: Azerbaycan'ın İsrail ile kurduğu stratejik ortaklık, gelecekte Türkiye'nin Türk dünyasındaki liderlik ve bölgesel güç konumunu nasıl etkileyebilir? Bu, meselenin en derin jeopolitik boyutudur. 

Şu bilinmelidir ki;Türk dünyasında liderlik yalnızca askeri veya tarihi kardeşlikle kurulmaz. Ekonomik bütünleşme,ulaştırma ağları,enerji politikaları, diplomasi ve ortak güvenlik anlayışı belirleyicidir. Azerbaycan'ın İsrail'le yakınlığı, İran'ın güvenlik kaygılarını arttırabilir. 

Türkiye ise hem Azerbaycan'ı stratejik ortaklığını sürdürmek hem de İran'la doğrudan bir gerilim yaşamamak durumundadır. Meselenin en önemli stratejik boyutu Zengezur koridorudur. Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlayacak olan bu koridor; Türkiye’nin Azerbaycan üzerinden Orta Asya’ya ulaşımını kolaylaştıracak. 

Türk dünyası ile Avrupa arasındaki ticareti güçlendirecek. Hazar Denizi üzerinden Çin ve Orta Asya bağlantılarına yeni imkânlar sağlayacak. Ancak burada ABD’nin de devreye girmesiyle TRIPP adı verilen yeni ulaşım projesi ortaya çıktı. 

Carnegie Endowment’ın 2026 tarihli analizine göre bu proje Türkiye ve Azerbaycan’a yeni fırsatlar sunarken ABD’nin bölgedeki rolünü de artırıyor. Zengezur Türkiye'nin önüne tarihi bir fırsat çıkarıyor.Ancak bu fırsatın gerçekleşmesi güzergahın açılmasına,hukuki statüsüne,güvenliğine ve ticari olarak kullanılabilir olmasına bağlıdır. Çünkü burada yalnızca Türkiye-Azerbaycan ilişkileri değil; İran, İsrail, Rusya, Çin, ABD ve Orta Asya cumhuriyetlerinin de çıkarları söz konusu. Öncelikle şu ayrımı yapalım: Azerbaycan’ın İsrail ile stratejik ilişkiler geliştirmesi, Türkiye’nin bölgesel liderliğini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ancak Türkiye’nin etkisini sınırlayabilecek yeni güç dengeleri oluşturabilir. 

Orta Asya ve Avrupa arasında ticaret bağlantıları kurmak isteyen ve bölgedeki etkisini arttırmak düşüncesinde olan ABD'nin bu işi İsrail'le ortak yapıyor olması sürpriz sayılmaz.. Zengezur,Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki Ermenistan'ın güneyinde bulunan tarihi bölgedir. Buradan açılacak kara ve demir yolu bağlantısı,Azerbaycan ile Nahçıvan'ı birleştirecek ve Türkiye'ye doğrudan ulaşım imkanı sağlayacaktır. 

Zengezur bu hedefin önemli bir kapısıdır;fakat o kapıdan geçmek için Türkiye'nin güçlü ekonomiye,sürdürülebilir diplomasiye,ortak yatırımlara ve bütün Türk devletleriyle dengeli ilişkilere ihtiyacı vardır. 

Türkiye'nin doğu sınırlarının güvenliği, Kafkaslardaki siyasi ve askeri dengelerden bağımsız düşünülemez. Azerbaycan'ın kendi ulusal çıkarlarına göre bağımsız dış politika yürütmesi doğaldır. Türkiye'de aynı şekilde kendi çıkarlarını koruyabilecek diplomatik kapasiteye sahip olmalıdır. 

Rusya,İran,ABD ve Avrupa ülkeleri bu coğrafyada kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Türkiye'nin bölgedeki etkisinin sınırlı kalması diğer güçlerin hareket alanını genişletebilir. Türkiye'nin kendi coğrafyasındaki stratejik geleceğini başka güçlerin insafına bırakması da kabul edilemez. 

Türkiye, Azerbaycan'ın yanında durmalı, Türk dünyasıyla ekonomik ve siyasi bağlarını güçlendirmeli, Ermenistan'la barışı desteklemeli; fakat ABD, Rusya veya İran'ın bölgesel hesaplarının bir parçası hâline gelmemelidir. 

En önemlisi, Zengezur yalnızca bir demir yolu ve ticaret yolu olarak görülmemelidir. Türk dünyasının geleceğine açılan stratejik bir kapı olarak değerlendirilmelidir. Dolayısıyla Türkiye yalnızca gelişmeleri izleyen değil, masada ağırlığı bulunan bir ülke olmak zorundadır. 

Kafkaslarda değişen dengeler Türkiye'nin stratejik olarak;dış politikada daha aktif, kararlı ve hazırlıklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Her güçlü dış politika,güçlü bir iç istikrarla başlar. Türkiye,öncelikle toplumsal bütünlüğünü pekiştirmeli ve milli birliği zedeleyen her türlü unsura karşı kararlı bir duruş sergilemelidir. 

Ülkenin enerjisini ve kaynaklarını tüketen TERÖR meselesi kalıcı olarak halledilmelidir. Terörsüz Türkiye için atılan her adım Türk milletinin bekası ve varlığı için hayati önem taşımaktadır. Kafkaslarda ve dünyanın dört bir yanında yeni oyun planlarının kurulduğu bu dönemde güçlü olmak,Türkiye için bir tercih değil, zorunluluktur. 

Türkiye,bölgesinde ve geleceğin dünyasında belirleyici aktör olmak mecburiyetindedir. Allah Türk milletini korusun.. 

Bu haber 40 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

MUT ÜRÜNLERİ YETERİNCE TANITILIYORMU




Tüm Anketler

AZERBAYCAN-İSRAİL İLİŞKİLERİ VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME03 Kasım 2026


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi