Mut Son Dakika
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

MUT'UN ZEYTİNİ DEĞERİNİ BULMALI:ÜRETİCİ KAYBEDERKEN KİM KAZANIYOR?

MEHMET ÜNLÜ

12 Ekim 2026, 15:44

MEHMET ÜNLÜ

MUT’UN ZEYTİNİ DEĞERİNİ BULMALI: ÜRETİCİ KAYBEDERKEN KİM KAZANIYOR? 

Mut’un zeytini Mut’ta işlenmeli, markalaşmalı; kazancı da Mut’ta kalmalı! 

Mut, bereketli toprakları ve güçlü tarım potansiyeliyle önemli bir ilçe. Ancak yıllardır değişmeyen bir sorun var: Üretici emeğinin karşılığını alamıyor, Mut ise sahip olduğu tarımsal zenginliği yeterince ekonomik değere dönüştüremiyor. 

Zeytin üretiliyor, katma değer nerede kalıyor? 

Mut’ta zeytinyağı fabrikaları faaliyet gösteriyor; ancak zeytinin önemli bir bölümü düşük fiyatlarla toplanıp ilçe dışına gönderiliyor. Aracılar da bu ticaret zincirinde önemli bir rol oynuyor. Oysa, Mut’un zeytini neden burada işlenip paketlenerek daha yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürülmüyor? 

Zeytin yalnızca toplanıp satılacak bir ürün değil; işlenmesi, sınıflandırılması, paketlenmesi, depolanması ve markalaştırılması gereken bir ekonomik değer. Bu süreç Mut’ta yürütülürse istihdam artar, yerel işletmeler güçlenir, üreticinin pazarlık gücü yükselir ve kazancın daha büyük bölümü ilçede kalır. 

Mesele yalnızca zeytinin kaç liraya satıldığı değil, zeytinden doğan toplam gelirin kimler arasında nasıl paylaşıldığıdır. 

Ankara’daki 499 liralık zeytin, Mut’taki üreticinin gerçeği.

Ankara’da bir markette kilosu 499 liraya satılan kahvaltılık siyah zeytini gördüm. Mut’ta ise üreticinin zeytinini 15-30 lira gibi fiyatlardan satmak zorunda kaldığı konuşuluyor. Elbette zeytinin çeşidi, kalitesi, işlenme biçimi ve satış kanalı fiyatı değiştirir. Market rafındaki fiyatla üreticinin eline geçen bedeli doğrudan karşılaştırmak doğru olmaz. Ancak aradaki büyük fark, üreticiden tüketiciye uzanan zincirde oluşan katma değerin nasıl dağıldığını sorgulamayı gerektiriyor. 

Barabanlı’daki Hasan emmim, birkaç yüz kilogram zeytinini satarak geçimini sağlamaya çalışırken bu zinciri tek başına değiştiremez. 

Küçük ve örgütsüz üreticinin pazarlık gücü sınırlıdır. Sonuçta üretici emeğinin karşılığını alamaz, Mut da kendi ürününden doğan ekonomik fırsatların önemli bölümünü kaybeder. 

Destekler üreticiye ve ilçeye değer katmalı. 

Kamu kaynaklarıyla yüzde 50 veya yüzde 75 oranında destek sağlanıyorsa hedef yalnızca yağ çıkarma kapasitesini artırmak olmamalı. Mevzuatın elverdiği ölçüde destekler; -zeytinin Mut’ta işlenmesi ve paketlenmesini, - modern depolama ve sınıflandırma altyapısını, - yerel markaların geliştirilmesini, - üreticinin doğrudan pazara ulaşmasını, -e-ticaret ve ulusal market bağlantılarını, - ihracat imkânlarını, - kooperatiflerin güçlendirilmesini teşvik etmelidir. Amaç, işletmelere gelişigüzel yükümlülük getirmek değil; kamu desteğinin üreticiye, istihdama ve ilçe ekonomisine katkısını ölçülebilir hâle getirmektir. Üretim artıyor, fakat üreticinin geliri artmıyorsa desteklerin sonuçları yeniden değerlendirilmelidir. 

Kooperatifleşme üreticinin pazarlık gücünü artırır.

Tek başına hareket eden küçük üreticinin büyük alıcılarla rekabet etmesi kolay değil. İyi yönetilen, şeffaf ve hesap verebilir bir kooperatif ise ürünleri ortak standartlarda toplayabilir, depolayabilir, paketleyebilir ve daha geniş pazarlara ulaştırabilir. 

Kooperatifleşme yalnızca bir araya gelmek değil; ortak pazarlama ve ortak kazanç modelidir. Bu nedenle belediyeye, kaymakamlığa, ilgili bakanlıklara, tarım kuruluşlarına ve siyasi temsilcilere önemli görevler düşüyor. 

Üreticiye yalnızca “Daha çok üret” demek yetmez; ürününü nasıl daha iyi fiyata satacağı da gösterilmelidir. 

Mut’un zeytini Türkiye’nin dört bir yanına ve uluslararası pazarlara ulaşabilecek potansiyele sahip. Bunun için kalite standardı, gıda güvenliği, ambalaj, lojistik, markalaşma ve ihracat mevzuatı birlikte ele alınmalı; Ankara’ya yalnızca sorun değil, veri, maliyet hesabı ve uygulanabilir proje sunulmalıdır. 

Mut’un zeytini için kapsamlı bir yatırım ve pazarlama seferberliği gerekiyor. 

ÜRETİCİ ZOR DURUMDAYKEN KUTLAMALAR NASIL KARŞILANIYOR? 

Üretici ekonomik sıkıntı içindeyken, yıllardır çözüm bekleyen sorunlar ortadayken her şey yolundaymış gibi bir görüntü verilmesi toplumda kırgınlık yaratabilir. 

Köyümüzde bir cenaze olduğunda davul çalınmaması, acıya ve yas tutanlara saygının gereğidir. Çünkü toplumsal hayat yalnızca eğlenceden ibaret değildir; dayanışma ve duyarlılık da yönetimin sorumluluğudur. 

Elbette her etkinliği yanlış görmek doğru değil. Ancak kamu kaynakları kullanılıyorsa harcamanın amacı, maliyeti ve kamu yararı sorgulanabilir olmalıdır. Yöneticiler halkın farklı kesimlerini dinlemeli, kararlarının toplumdaki karşılığını gözetmelidir. 

SİYASET ALKIŞLAMAK DEĞİL,ÇÖZÜM ÜRETMEKTİR. 

Siyaset yalnızca törenlere katılmak ve yapılan işleri alkışlamak değildir. Vatandaşın sorununu gündeme taşımak, gerektiğinde eleştirmek ve çözüm için mücadele etmektir. 

Mut’taki siyasi parti temsilcileri, belediye, kaymakamlık, milletvekilleri ve ilgili bakanlıklar üreticinin sorunlarını ortak bir çalışma zeminiyle ele almalıdır. Eleştiri düşmanlık, soru sormak da huzursuzluk değildir. Kamu kaynaklarının hesabını sormak, demokrasinin gereğidir. 

Zeytin üretimi, tarımsal destekler, kooperatifleşme ve ihracat konularında öncelikli muhataplar Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve ilgili yerel kurumlardır. Başvurular somut bilgi ve belgelerle doğru mercilere yapılmalı, sonuçları da takip edilmelidir. Aynı sorunları konuşuyorsak yöntemimizi değiştirmeliyiz.

Burada en büyük görev devleti temsil eden Cumhur İttifakı partilerin İlçe Başkanlarına düşmektedir. Ellerinde zeytin ve kayısı,erik gibi tarımsal ürünlerle ilgili uzmanlarca hazırlanış plan projeler olmalıdır. Bunlar Mut’a ayda birkaç kez gelen milletvekillerine verilmeli,Ankara’ya sorun değil, çözülmesi gereken isteklerle gidilmelidir. Ciddi şekilde takibi yapılmalıdır. Maalesef bu konularda bir ihmalliğin olduğu görülmekte. Halka sunulmuş bir bilgi yok,çözüm yok .Varsa da duymadık. Yıllardır hep aynı söylemler aynı yakınmalar. Unutmayın halk iktidardan çözüm bekliyor. 

Mut’un zeytini, kayısısı, eriği ve diğer ürünleri ilçenin geleceğidir. Ancak tarımsal zenginlik üreticinin refahına dönüşmüyorsa tek başına yeterli değildir. 

Artık üreticinin maliyeti hesaplanmalı, ürünün tarladan tüketiciye kadar geçtiği aşamalar incelenmeli, işleme ve paketleme kapasitesi belirlenmeli, kooperatif modeli güçlendirilmeli ve doğrudan alıcı bağlantıları kurulmalıdır. Aslında Amerika kıtasını tekrar keşfetmeye gerek yok uzmanlarca hazırlanmış kafa yorulmuş çok güzel örnek projeler var. Yeter ki bu problemleri çözmeye niyetli seçilmiş atanmış etkili yetkili kişiler ön ayak olsunlar. Siyaset yapmak bol fotoğraf çektirmek görünürde olmak değildir. Bir mekan bulunca şov yapmak hiç değildir. Halk bu tür ucuz politikaları istemiyor.Alet olanları da bir kenara yazıyor unutmayın... Siyaset halkın derdi ile dertlenmektir. Artık Mut'ta bu tavrı davranışı görmek istiyoruz. 

ŞU SORULARIN CEVABINI VERMEK ZORUNDAYIZ... -

Üretici neden emeğinin karşılığını alamıyor? 

-Tarımsal ürünlerden doğan katma değerin ne kadarı Mut’ta kalıyor? 

-Kamu destekleri üreticinin gelirini ne ölçüde artırıyor? 

-Kooperatifleşme neden yeterince güçlendirilemiyor? 

-Mut’un markalarını büyütmek ve ihracatını artırmak için hangi somut adımlar atılıyor? 

Bu sorular yanıtlanmadan yalnızca güzel sözlerle ve törenlerle tarımsal kalkınma sağlanamaz. 

Mut, insanıyla, kültürüyle, tarımıyla ve doğal zenginlikleriyle değerli bir ilçe. Bu değere sahip çıkmanın yolu sorunları örtmek değil, çözüm üretmektir. 

Üreticinin kaybettiği yerde yalnızca üretici kaybetmez; esnaf, ticaret, gençler ve ilçenin geleceği de kaybeder. 

Mut’un zeytini Mut’ta işlenmeli, Mut’un adı markalaşmalı, Mut’un emeği Mut’un kazancına dönüşmeli. Üretimi arttırmak yetmez,üreticinin payını da arttırmalıyız. 

Çünkü bu yalnızca bir zeytin meselesi değil; emeğin karşılığını bulması, adaletin sağlanması ve bir ilçenin kendi geleceğine sahip çıkması meselesidir. 

Mut her şeyin en güzeline layık. 

Saygılarımla.

Bu haber 24 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

MUT ÜRÜNLERİ YETERİNCE TANITILIYORMU




Tüm Anketler

MUT'UN ZEYTİNİ DEĞERİNİ BULMALI:ÜRETİCİ KAYBEDERKEN KİM KAZANIYOR?12 Ekim 2026


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi